Aslında insan kalbi bir bebeğin poposu kadar yumuşak ve prüzsüzdür ama zamanla orasına burasına aldığı darbeler yüzünden üzerinde benek benek lekeler belirir. Bu lekeler katman katman oyuklar bırakır, bazense kırışık oluşturur, kimi lekeler de vardır ki yavaş yavaş kaybolur, kırışıkları kendiliğinden düzelir. Yaşam gücü veren lekeler kalp halkalarına dönüşür, kendi kendine kaybolmayanlarsa orada kalmaya devam ettikçe yara, acı ya da boşluk gibi bir şeye evrilir.
Gün boyu ışıl ışıl gülümseyen insanları gördüğümde nedense içimi hüzün kaplıyor. [...] Kim bütün gün gülebilir ki? Gülümsüyorlar çünkü hüznü ancak gülüşlerinin ardına saklayarak yaşayabiliyorlar. Kimileri de var ki sadece yüreklerinde lekelenmiş acıyı silebildiklerinde nefes alabilirler.