Neval

Görebildiğim kadarıyla yirmi birinci yüzyılda yaşanan sorunlardan biri de bu. Çoğumuz ihtiyacımız olan bütün maddi şeylere sahibiz ve bu yüzden pazarlamacılarin işi artık ekonomiyi duygularımızla ilişkilendirmek, şimdiye kadar ihtiyaç duymadığımız istememizi sağlayarak daha fazlasına ihtiyacımız varmış gibi hissetmemizi sağlamak. Yılda otuzbin sterlin kazanan kendini yoksul hissediyor. Yalnızca on ülke gormussek, kendimizi yeteri kadar seyehat etmemiş gibi hissediyoruz. Tek bir kirisiginiz olduğunda, yaşlı hissediyoruz kendimizi. Resmimiz fotosoplanmamis ya da filtrelenmemisse çirkin hissediyoruz.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Geçmiş şimdinin içinde yaşar, yinelenir, tekler ve size artık olmayan şeyleri hatırlatır.
Biz o kadar uzak olduğunu zannederken, geçmişin bu kadar yakında olması ne tuhaf. Bir cümleden fırlayıp sizi çağırıvermesi tuhaf. Her bir nesne ve sözcüğün, içinde bir hayalet barindirabilmesi tuhaf.
Hani bir mutluluk anı gelip geçerken, ağımızı üstüne atıp bir kelebek gibi yakalayabilsek, o an sonsuza kadar bizimle kalsa.
Tümüyle bir sahnedir yaşam; Erkeklerle kadınlarsa, hepsi birer oyuncu, Biri çıkar, öteki girer ve her biri kendine düşen sürede pek çok rol oynar...