Küskün ve umarsız… Ola ki umutsuz… Ama içimizde hiç sönmeyen inatçı bir duyguyla , kaybetmiş olsak bile haklıydık avuntusuyla hâlâ tutunuyoruz bu kavanoz dipli dünyaya …
Yeniden doğamadığımız küllerimizin esaretinde, kısır bir döngüde hapsolmuşuz yenilgilerimize: Dudağımızda kâh yılgın tempolu cılız bir sloganla ıhlayan aciz bir şikayet…Kâh olur olmaz yerlerde patlayan, ama en çok da yakınlarımıza münasebetsizce yönelen verimsiz bir öfke…