Nani

"Epey...Nasıl desem... Özgür yetişmiş bir çocuk ” demişti annem sanki bu kötü bir şeymiş gibi. Çocukların esir olarak yetişmesini tercih ediyordu sanki.
Sayfa 37 - Elk·Kitabı okudu
Reklam
Birbiriyle çarpışan ve gülüşen çocuklar vardı.Yetişkinler ayrı yolları tekrar tekrar gidiyordu. Ve bir çocuk bana sürekli soldan gidersem sonunda labirentten çıkacağımı söylemişti. Oysa ona buradan nasıl çıkacağımı sormamıştım. Erkeklerin akıl verme merakı diye bir şey gerçekten de var sanırım.
Sayfa 32 - Elk·Kitabı okudu
“Ne yapmak istediğini biliyorum,” dedim. Kapkara gözleriyle bana baktı ve “Ne?” dedi. "Dünyayı kurtardığımız bir gece yaşamak ve sabah uyan­dığımızda hiçbir şey hatırlamamak.” "İstiyorum, dedi. “Öyle geceleri çok seviyorum.” Biliyorum, dedim, çünkü ben de öyle geceleri çok se­viyordum.
Sayfa 28 - Elk, meb·Kitabı okudu
Büyükannemde bir tür bunama vardı. İlk başlarda, 1952 Temmuz'unun o çarşambası neler olduğunu baştan sona anla­tabilecek durumdaydı. Kimlerle birlikteydi, ne giyiyordu...Ama on dakika önce yemekte ne yediğini sorduğumuz zaman tüm kablolan kopmuş gibi boş boş bize bakıyordu. Onun için cevap vermesi imkânsız bir soru sormuş oluyorduk çünkü. Geçmiş tamıtamına bizimleydi, gelecek belirsiz, şimdiki zaman da tarifi zordu; kendi kendini yok ediyordu. Daha sonra 1952’ de kaybolmuştu. Ve büyükannem olanları unutmakla kalmamış, neyi nasıl yapacağını da unutmaya başlamıştı. Yavaş yavaş kim olduğunu unutmasını izlemiştik.
Sayfa 18 - Elk·Kitabı okudu
Hiçbir şey yapmıyormuş gibi görünse bile annem aslında her şeyin kontrolünü elinde tutuyor.
Sayfa 18 - Elk·Kitabı okudu
Reklam