Önce hayır dedi.
İnanmadım, "şimdilik hayır" demek istedi diye düşündüm.
Şu an hayır ama sonra evet demek istedi, kesin öyle. Yok yok hayır derken evet demek istedi aslında.
Diğer türlüsü imkansız diye düşündüm, onsuz bir hayat mı?
Zihnim algılayamıyordu. Hayırı duyunca gözyaşlarım istemsiz sular gibi akıyordu.
Yinede mutluydum, aslında hayır demek istemedi, oda beni sevmek üzere, hatta belkide şu anda seviyor, yok yok kesin oda beni seviyor. Yoksa ona karşı delirircesine hissettiğim bu hisler boşuna olamaz.
Bu hissettiğim bağ, koca bir boşluktan ibaret
olamaz.
Uzun bir aradan sonra tekrar sordum aynı soruyu?
Daha net bir cevap geldi:
'İHTİMALİ DAHİ YOK'
Yine sular seller akıyor yüzümden
fakat bu sefer başka bir durum var. Onu kaybettim, iliklerime kadar hissettim bunu, o artık yok diye içim parçalandı. Nasıl bir acıydı bu? O beni sevmiyor ve hiç sevmedi dedim kendime, o gün duydu kulaklarım onu.
O gün zihnim anladı ne dediğini ve ne demek istediğini.
O gün onu sonsuza kadar kaybettim.
Kırıldım, incindim ve kabullendim.
Artık hiçbir cümle o günkü kadar üzemez beni.
O acıyı artık hiç kimse hiç bir söz hissettiremez bana.
Ben seni kaybedeli çok oldu...