Marx’ın dediği gibi, ‘ İnsanlarla ilişkilerimiz kişisel gerçekliğimizin, arzuladığımız insanla çakıştığının kesin bir ifadesi olmalı. Eğer sevgimiz sevgi uyandırmıyorsa, o zaman sevgimiz kısırdır, bir talihsizliktir!’
… İnsanoğlu insanoğluna kısacık bir süre için teğettir. Sonra herkes kendi meçhulüne yollanır. Bir başına. İnsanoğlunu insanoğlu kılan, insanoğlunun insanoğluna teğet geçtiği o kısacık süredir.
En çok sevdiğim şey de yorgunluktan yere yığılana kadar yürümek. Yürümenin keyfini, yorgunluğunu ve saçmalığını aynı anda hissetmek, artık hangisi olduğunu bilemeyecek hale gelmek. Zihnim başka bir hale bürünüyor o zaman. Saatin kaç olduğunu umursamıyorum, düşünceler kafamdan uçup gidiyor, otların, taşların, yosunların, çiçeklerin ve ufkun parçası oluyorum.