...Her hareketimizden önce bütün sonuçlarını tahmin etmeye çalışsak, bunları ciddi ciddi düşünsek, önce kesin sonuçları, sonra olası sonuçları, sonra raslantısal sonuçları, daha sonra da hayali sonuçları düşünmeye kalksak, kımıldayamayız bile, tek bir adım atamayız. Sözlerimizin ve hareketlerimizin iyi kötü sonuçları, kuşkusuz, gelecekteki bütün günlerimize, hatta bizim bu sonuçları doğrulamak, kendimizi kutlamak ya da başkalarından özür dilemek için artık bu dünyada bulunmayacağız sonsuz günler dahil...
***
Hakikaten, ne yaparsa yapsın, kimlerle arkadaş olursa olsun, alışamıyordu bu şehirlilere vesselam...
Kendisini Mütemadiyen yabancı ve ayrı buluyordu. onların işlerine akıl erdiremiyordu. Mesela, en sevdiği arkadaşları bile onu bazen şaka olsun diye aldatırlar, hiç lüzumu yokken yalan söylerlerdi. Yusuf evvela içerleyecek oldu; fakat bunun herkes tarafından yapıldığını ve çok tabii bir şey olduğunu görünce kızmaktan vazgeçti, fakat hayrete hâlâ geçmemişti: Niçin durup dururken yalan söylemekte ihtiyacını duyuyorlardı?
...