Kübra Yiğit

Kübra Yiğit
@Nobodyy
Ara sıra bir takım çılgınlıklar yapsak bile bizi yine de sevecek kimselerin bulunduğunu bilmek, rahatlatıcı bir duygudur. Bu tür insanların bu kadar özellik taşıması, bizi akıllı da olsak, deli de olsa kabul etmeleridir. Bazen, " onun yanında kendi kendim olduğumu hissediyorum,"ya da, " beni olduğum gibi seviyor, "derken, işte bu gerçeği görüyor Ve seslendiriyoruzdur. Eğer geç anlarız ki, kendimizin dışında bir şey olmak istediğimizde pek de başarılı değilizdir. İnsanlar sık sık bana, "Kendi kendiniz olduğunuz için teşekkür ederiz,"derler. Ben de onlara, "Yıllarca başkası olmaya uğraştım ama olmadı, "derim.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Çoğumuz, biz de oyun oynuyoruz, diyeceğiz biliyorum. Golf oynuyoruz, tenis oynuyoruz, futbol, briç, vb. oynuyoruz. Ama bunlar oyun faaliyeti değil, birer karşılaşmadır. Bunların kesin kuralları vardır. Galipler ve mağluplar vardır. Taraflar vardır. Genellikle gerilim, rekabet, beceri, hayal kırıklığı ve eleştiri vardır. Bu oyunlar kötüdür demek istemiyorum. Yalnızca bunların oyun olmadığını söylüyorum. Oyun oynarken skor tutulmaz. Kimse kazanmaz ve kimse kaybetmez. Herkes oynayabilir. Tek olarak da, grup içinde de nokta taraflar yoktur... Hepimiz aynı taraftanızdır.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Alıntı
Annemize, "Anne, çıkıp oynayabilir miyim?" Diye yalvardığımızdan bu yana o kadar uzun zaman mı geçmiştir gerçekten? Hatırlıyor musunuz? Ne var ki, biz çok hızlı büyüdük. Büyüklerin oyun oynamayı küçümsediğini öğrendik nokta onu bir tembellik, bir davranışları benimseyin dediler. Çalışmanın iyi bir şey olduğu gösterildi bize. Oyun, her nedense, kabul edilebilecek bir şey değildi. Büyümüş bir insanın oyun oynamasında doğru olmayan bir taraf bulunduğunu öğrendik.
Sayfa 43·Kitabı okudu
Alıntı
"Eğer mutluluk yalnızca fiziksel rahatlık ve dertten uzak olmak olsaydı, en mutlu birey insan olmaz, inek olurdu,"Biz kendi mutluluğumuzu kendimiz yaratırız, O da ancak çabalar sonucu olur. Eğer hayatımız mutluysa, biz onu o hale getirmek için uğraşmışsak, o zaman onu hak etmişiz demektir ve suçluluk duymamız için hiçbir neden yoktur.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Alıntı
Çocukken her günün bize daha büyük mutluluklar getireceğine inanır, bunu doğal kabul ederdik. Her şeyin tadını çıkarır, her şeyi sevinirdik: çiçeklere, hayvanlara, öteki çocuklara, sevgi dolu büyüklere, öğrenmeye... Hepsini kollarımızı açarak kucaklarken, neşemiz giderek artardı. Acaba hayatta işimiz ilerledikçe o neşe'nin yerine bir sinisizmin almasına sebep ne, diye düşünüyorum.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam