"Çalışmayı beyinle çalışmak ve bedenle çalışmak diye ikiye ayırıyoruz. Genelde zekâ ve 'iyi eğitim' gerektiren 'vasıflı' işler ile çoğu el emeği gerektiren 'vasıfsız' işler olarak. Beyaz yaka ve mavi yaka diye."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Spor yapmanın depresyondan, dikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğuna kadar her çeşit psikolojik sorun üzerinde olumlu etki yarattığı biliniyor. Fiziksel hastalıklar da psikolojiyi etkileyebiliyor. Grip olduğumuzda sanrı görebiliyoruz. Kanser teşhisi depresyona yol açabiliyor. Astım paniğe neden olabiliyor. Kalp krizi zihinsel travmaya yol açabiliyor. Stres kökenli bel ağrısı -veya kulak çınlaması, göğüs ağrısı, mide ağrısı çekiyorsak ve bağışıklık sistemimiz zayıflıyorsa bu, psikolojik bir sorun mudur yoksa fiziksel mi?"
"Zihin sağlığı anlaşılması güç yollarla bütün vücudu etkiliyor. Vücut da anlaşılması güç şekillerde zihin sağlığıyla bağlantı halinde. Okyanuslar arasına bir sınır çizmek ne kadar mümkünse bedenle zihin arasında sınır çizmek de o kadar mümkün."
"BIR ZAMANLAR, ESKİ Yunanistan'da, doktorlar insan vücudunu 'dört salgı' temelinde ele alırdı. Bütün sağlık sorunları bu dört vücut sıvısından birinin vücutta fazla ya da eksik olmasına göre değerlendirilirdi: Kara safra, sarı safra, balgam ve kan.
Romalılar zamanında, bu dört salgı, dört farklı mizacı tanımlamak için de kullanılır oldu. Örneğin öfkeyle ilgili sorunlarınız varsa, size sarı safranızın, yani ateş salgınızın çok fazla olduğu söyleniyordu. Yani İngilizcede birine sakinleşmesini söylemek için, 'Serinle,' ('chill') dediğimizde, aslında Eski Roma'daki resmî tıbbi görüşe bir gönderme yapıyoruz.
Depresyondaysanız ya da melankolikseniz nedeni, vücudunuzda kara safra fazlası olmasıydı. Hatta 'melankoli' sözcüğünün kökeni, Latince ve eski Yunancadaki me-las ve kholé sözcükleri, yani 'kara safra'dır."