Örneğin çocukluğunuzdan kalma acı veren bir anıyı düşünün ya da sakladığınız derin bir pişmanlığı. Bu tek olayla ilgili yıllarca ve yıllarca neler düşündüğünüzü hatırlayın. Eğer altta yatan o acı veren duyguya teslim olabilseydik bütün o düşünceler anında yok olurdu ve olayı unutup giderdik.
Keder, karanlık bir oda gibidir; kapılarını sıkı sıkı kapatırsan içerideki hava biter, nefessiz kalırsın. Bir dostun sesine ya da bir kağıdın beyazına odayı açtığında, içeri giren ışık acıyı eritmez ama yolunu görmeni sağlar.
Velhasıl; insan, kederini saklayarak başkalarını koruduğunu sanır ama aslında sadece kendisini yalnızlığa mahkum eder.