Zehra, söze dökülen acıyı, acı olarak kabul etmiyor, artık ağlamak bile istemiyordu. Çünkü içinde öylesine derin bir sızı hissediyordu ki bunu ortaya koymanın yolu ağlamaktan bile geçmiyordu. Zira artık ruhunu en derinlerinde açılmış olan bu yaranın kapanmayacağını için için kanamaya devam edeceğini biliyordu.
.
Belki de yaşadığı acılar insanoğlunu olgunlaştırıyor, olaylara karşı verdiği tepkiler daha mantıklın, daha doğruya yakın hale geliyordu ilk şok anında verilen tepkiler genellikle anlık, O anda hissediliveren hesapsız duygunun dışavurum uydu.
İnsan inanmaz çoğu zaman, önceleri hakikatten inanamaz.
Daha sonra da kuvvetsiz bir inanmak istemeyişe tutunmak için çabalar.
Ve zamanla hayat inanmaya mecbur kalınası günleriyle devam eder.
Bir serap öylece durur insanın gözlerinin önünde; ilkin gördüğünün gerçekten deniz olduğuna inanırsın
Sonra sadece hayalden ibaret olduğu gerçeğiyle kalakalırsın.....
.
.