"Zenginlik yaşarken alınan bir sıfat değildir. O yüzden insanların ne kadar zengin oldukları ölene kadar belli olmaz." " Zenginlik musallada, 'iyi bilirdik' diyen diller, tabutunun ardı sıra adım atan ayaklar ve sen kıbleye dönmüş yatarken üstüne toprak atan kürekleri tutan eller kadardır. Zenginliğin yaşarken kazandığın yürekler kadardır..."
"Sevgi, ressamın elindeki rötuş fırçası gibidir. Ressamın o fırçayı en çok kullandığı eser başyapıtıdır. "" Ve ilk aşklar ressamların başyapıtı gibi seven yüreklerin en büyük eseridir. Ressam en çok başyapıtıyla anılır ve en çok o resimde vardır. Sanki ressam o resimdir, o resim de ressam."
Sevgi körlük değil ayrıntıları görmektir. Sevmek tutkunu olduğunu ruhun ışığında bogulmaktır. "Boğulmanın nesi iyi kızım?"
"Sen özünü baska özde kaybediyorsan bu sevmek değil, kaybolmaktır."
"Korku öyle bir beladır ki insanın içine bir defa yerleşirse orada iyiye ve saflığa dair ne varsa siler süpürür. Ruhuna çöküp hayatını zindan etmekle tehdit eder seni. Çaresiz kalıp ne isterse verirsin. Seni kendinden tiksineceğin hâle sokana kadar işkence eder sana..."
Uzun zamandır böyle şahane bir #kisiselgelisimkitabi okumamıştım o kadar iyi geldi ki... Bize şunu yap bunu yap derken zorlama değil kesinlikle yapılması gerekeni anlatıyor...
Dara düştüğünde nasıl kendine gelebileceğini inancını daima Rab'bine ve kendine olan güvenine bağlamanı dile getiren sayfalar da satırların altını çokça çizebileceksiniz...
Insanların değerli olduğunu ve bir şeyi istedikten sonra o işi başarmanın insanın tamamen kendi elinde olduğunu söylüyor...
Düşmeyin düşerseniz de kalkmayı bilin!
Insana ilk basta Rab'binden ve kendinden başkası yardım edemez.
Gerçekten bir başucu kitabı niteliginde istedigin bir sayfayı açıp bir kez okumanın huzuru başka...