Ortalama insanda
herhangi bir günde herhangi bir orduya
yetecek kadar ihanet,
nefret, şiddet
ve saçmalık vardır.
Ve cinayet konusunda en becerikliler,
cinayet karşıtı vaaz verenlerdir.
Ve nefreti en iyi becerenler,
sevmeyi vaaz edenlerdir.
Ve son olarak;
savaşı en iyi becerenler,
barış vaazı verenlerdir.
Halk kendi kurtuluş yolunu kendi tecrübelerinde arıyor. Balıkların yüzerken mutlu mu mutsuz mu olduklarını tartışması iktidar ve onun sahte muhalifi olan gölgesini tedirgin ediyor.İktidarın mutsuzluğu halkın yüzmekte oluşundan doğuyor.İktidar kendi güvenlik alanında öylesine Tahkim etmiş ki,halk mutludur demek zorunda.Halkın mutsuz olduğunu söyleyen sahteciler de halkın gerçekten mutlu olmasını kendi varlıklarına yönelmiş bir tehdit sayıyorlar.Gerçek hangisi öyleyse?Halk mutlu mu,mutsuz mu?Bunu en azından kendisi biliyor mu halk?Halk,o sadece yüzüyor.
Aileler, çocukları doğunca
Parlak zekâlı olsun istiyorlar.
Bana bakın, bütün ömrüm boyunca
Zekâm sebebiyle kaldım nâçâr,
Tek ümit kendini doğan yavrunun
İdraksiz, kafasız bir odun
Olarak âleme göstermesidir.
O zaman bahtı açılır da onun
Kabinede bir bakanlık alabilir.
Bu şiiri 1036-1101 yılları arasında yaşamış Çinli şair SU TUNG-P'O oğlunun doğumu üzerine yazmış. Bize zaman, mekân ve kavrayış olarak epey uzak bir kültürden yansıyor bu söylenenler. Dolayısıyla memleketimizde halen bakanlık yapanların veya bakanlık yapmış bulunanların alınganlık göstermelerine bir vesile teşkil etmemeli bu şiir. İşin şaka götürür bir tarafı var elbet. Şakaya gelmeyen bir tarafı da var.
Fakat öğle güneşinin parıltısı geçer onu alacakaranlık ve akşam izler, sonrada acı çekenlerin yorgunların sessiz barınaklarına dönüp uykuyu tatlı uykuyu bekledikleri gece…