"Ey Var Edici Kudret! Yakınlardasın, hissediyorum. Bu var- lığı Senin var ettiğini ve bizim de bu varlık içerisinde hareket ettiğimizin farkına vardım. Şimdi Sana sesleniyorum: Bana yolumu göster!"
Cennet insanın "hak edişiyle" kazandığı bir karşılık değil, dünyadaki iyi davranışlarını bahane ederek Cenâb-ı Hakkın kuluna verdiği sonsuz bir ikramdır.
Bu o kadar orantısız bir karşılıktır ki…
İnsan, Cenâb-ı Hakk'a söz verip aykırı davranmayı bir yaşam tarzı hâline getirdiğinde ve bunu bir ahlak olarak benimsediğinde, kalbine bir inme gibi iner münafıklık. Bir noktadan sonra, bir öyle bir böyle olan ikircikli davranışı o kadar benimser ki artık dıştan mümin gibi davranmayı, içten içe kâfir gibi yaşamayı alış- kanlık hâline getirir. Böyle kimseler için Cenâb-ı Hak: "Allah'a verdikleri sözden dönerek yalan söyleyip durmalarından ötürü onların kalbî fonksiyonlarını bozduk, nifakı kalplerine indirdik." der.