"İnsanlar arasındaki münasebetleri tanzim eden amiller ne kadar gülünç, ne kadar dıştan, ne kadar boş ve bilhassa asıl insanlıkla ne kadar az alakası olan şeylerdi..."
" Bir kişi ne kadar nevrotikse kişiliği bu tür savunmalar tarafından o kadar istila edilir ve belirlenir; gücüne ,zihinsel kapasitesine ya da eğitim durumuna uygun olarak pekâlâ yapabilecek olsa da yapamadığı ,yapmayı düşünmediği şeylerin sayısı o kadar artar. Nevroz ne kadar ciddiyse hem üstü kapalı hem de apaçık o kadar çok ketlenme mevcuttur . "
Zenginler cumhuriyet, halk egemenliği gibi parlak sözler altında yoksulların kuyusunu kazıyorlar. Türlü düzenler ve akla gelmedik yollarla bir taşla iki kuş vurmaya çalışıyorlar: ilk sağlamak istedikleri ,kimi az ,kimi çok haksızlıkla elde edilmiş bir serveti dünya durdukça dokunulmaz bir mülk haline getirmek ,ikincisi de yoksulların açlığından ,bedenlerinden yararlanmak ve onları yok pahasına çalıştırmaktır. İşte zenginlerin devlet adına ve dolayısıyla yoksullar adına başvurdukları bu dolaplar birer yasa olmuştur.