yıllar geçmeden fark etmezsin. Yüzeyel şeyleri kendine yük edersin -nesneler, görevler, kişisel ilişkiler- ve bütün bunlar, tıpkı bir örümcek agi gibi, gündengüne çevreni saran görünmez ipliklere dönüşür.
Hangi algıların bilince taşınacağına, hangi bilgilerin kayda alınacağına beyin karar verir.
Gerisi dışarıda kalır; dışarıda kalır ama yine de hepsi oradadır. Pusuda bekler, diyebilirim buna.