Nur dağ

Ölmek kaderde var yaşayıp köhnemek hazîn Bir çâre yok mudur buna yâ Rabbe'l-âlemîr
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kalbim yine üzgün seni andım da derinden Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden Üzgün ve kırılmış gibi en ince yerinden
Dünyâda vârımız yoğumuz vermişiz yele Çekmekteyiz kavâfil-i uşşâka meş'ale
Güle bakmak ele câm almak içün kalmadı keyf
Gittin ammâ ki kodun hasret ile cânı bile İstemem sensiz olan sohbet-i yârânı bile