Bu edebi etkinliklerin niçin yapıldığını, kime ne yararı olduğunu düşündüğünde Connel’ın aklına bir neden gelmiyordu. Bu etkinliklere yalnız böyle etkinliklere gelen insanlar olmak İçin geliyordu herkes.
Hayatı boyunca bir manzara resminden ibaret olduğunu sandığı şeylerin gerçek olduğunu fark etti bir anda: Yabancı kentler gerçekmiş, ünlü sanat eserleri de, metro sistemleri de, Berlin Duvarı’nın kalıntıları da. Adı paraymış bunun; dünyayı gerçek kılan madde.
Marianne gerçek hayatın çok uzakta bir yerde olduğu ve onsuz gerçekleştiği hissine kapılmıştı; yerini öğrenebilecek, bir parçası olabilecek miydi, bilmiyordu.
Bir, hatta birçok kayıp sonucu yenilgiye uğramış olmak, duyarlılık olarak tanımlanıp hayran olunacak bir şey değil, canlılık göstermekte başarısız olunduğu için küçümsenecek bir şeydir.