Bir halkın umutlarını, topraklarını ve kimliğini silmek ne zaman bir hakkaniyete dönüştü? Bir coğrafya, ne zaman sadece bir harita olmaktan çıkıp, üzerine inşa edilen duvarlarla, dayatılan kuşatmalarla bir varoluş mücadelesine dönüşür? Ve bir halk, nasıl olur da kendi evinde yabancılaşır, kendi topraklarında hapsolur? Bu sorular, sadece Filistin’in acısını değil, tüm insanlığın vicdanını sorgulamamız gereken birer yankıdır. Dünya gözlerini bu zülum karşısında başka yöne çevirmeyi tercih ederken, İsrail asıllı tarihçi Ilan Pappé keskin kalemiyle soydaşlarının yaptığı soykırımı tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.