Meryem Göksu

Meryem Göksu
@NuriZiba
İllâ ki pişman gideceğiz; Ya okumadıklarımız yüzünden, Ya da okuyup hayata yansıtamadığımız hakîkatler yüzünden...
alınyazısı saati
Ve Kudüs şehri. İçiyle ve ruhuyla suskun Göklere kaçmış hayaliyle Bir pervane gibi ışığa uçmuş gönlüyle Bir başka aleme göçmüş hakikati Tanrı katına varmış İki elini kavuşturup divana durmuş Hüküm istemiş Yeryüzüne yeryüzü kadısına Hüküm ki Haksız yere bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir Ve haksız yere insan öldürenin cezası ölüm Ve fitne, Arzı fesada verme, daha büyük suç adam öldürmekten Fitne bastırılıncaya kadar savaşın ! Yeryüzünden fesat kalkıncaya kadar Ey insanlık, ey insanlar Ey gündüzden daha gündüz, Hakikatten daha hakikat Müslümanlar Sezâi Karakoç
Sayfa 66 - Anka YayınlarıKitabı okuyor
Reklam
alınyazısı saati
Ve Kudüs şehri. Artık yer şehri, toprak şehri. Bakır yaprakların, çelik göğdelerin, acımasız yüreklerin. Demir köklerin, tunçtan ve uranyumdan dalların. Kurşundan çiçeklerin şehri. Gülle kusuyor ana rahmi Bomba parçalıyor beynini bebeğin. Tanklar saldırıyor evlere bir anda ev yok tank var Uçak var gök yok utanç var Ve kime karşı bütün bunlar Masum insanlara karşı Binlerce yıl oturdukları yurtta kalmak isteyenlere karşı Ve kim tarafından bütün bunlar Romanın, Babilin, Asurun ve Firavunların Ve nice milletlerin zulmünü görenler tarafından Zalime olan öcünü mazlumdan almak Zalim olmak ve en zalim olmak Ve artık ne İbrahim ne Yakup ve ne Musa var Tersinden okunan Tevrat hükümleri Karaya boyanmış Mezmurlar* *MEZMUR: Hz. Dâvuda (A.S.) inen "Zebur"un Surelerinden herbiri." Sezâi Karakoç
Sayfa 65 - Anka YayınlarıKitabı okuyor
alınyazısı saati
Ve Kudüs şehri. Gökte yapılıp yere indirilen şehir. Tanrı şehri ve bütün insanlığın şehri. Yeşile dönmüş türbelerin demiri Zamanın rüzgar gibi esen zehiriyle Ve yatırlar patır patır kaçıyor geceleri Boşaltıyorlar işgal edilmiş bir şehri boşaltır gibi Kaçıyorlar Lut şehrinden kaçar gibi Tuz heykele dönüşmemek için Tanrı gazabıyla Susmuş minarelerin azabıyla Yıkılmış, cami kubbelerinin ıstırabıyla Ve şehit kemiklerinin bakışı bir başka bakış Artık burada taş bile durmak istemez Ve ay'ı görmek istemez zeytin ağaçları Eğilerek selamlamazlar hilali hurmalar Artık ne Zekeriya ve ne İsa var Sararmış bir tomar mı mûcizeler Ölülerin dirilişi şifâ veren kelimeler Ve ne de Miraç'tan bir iz Yerden yükselen kaya Sezâi Karakoç
Sayfa 64 - Anka YayınlarıKitabı okuyor

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
alınyazısı saati
Ve Kudüs şehri. Gökte yapılıp yere indirilen şehir. Tanrı şehri ve bütün insanlığın şehri. Altında bir krater saklayan şehir. Kalbime bir ağırlık gibi çöküyor şimdi. Ne diyor ne diyor Kudüs bana şimdi Hani Şam'dan bir şamdan getirecektin Dikecektin Süleyman Peygamberin kabrine Ruhları aydınlatan bir lamba İfriti döndürecek insana: Söndürecek canavarın gözlerini İfriti döndürecek insana Ve Kudüsü terkettiğin o ikindi Birinci Cihan Harbi günü vakti Kan sızdırıyor kaburga kemikleri Karlı dağlardan indirdiğin atların Bir evde perdeyi indiriyor bir kadın Mahşerin perdesini kıyametin perdesini Ağlıyor yere inen saçları Göğü yırtan kefen beyazı elleri Sezâi Karakoç
Sayfa 63 - Anka YayınlarıKitabı okuyor
Aslında herod, firavun, sultan, melik gibi genel bir ünvandır. Yani Yahudileri tarihte birçok herod yönetmiştir. Ancak bu herodu diğerlerinden ayıran özellik, Babillilerin MÖ 586'da yıktığı Süleyman Mabedi'ni ikinci kez ayağa kaldırmış olmasıdır.
Sayfa 90 - Timaş YayınlarıKitabı okuyor
Reklam
Reklam
672 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.