duruyorum, çünkü gerçeğin ritmi
kefenimi bir hamlede yırtacak kadar mahir
duruyorum ama niye bana bakan herkesin gözünde
genetik bir bozukluk
neden çekip çıkarmıyor bu bıçağı kimse kaynadığı kemikten
bunda ne allahın dahli var üstelik
ne uluslararası sözleşmelerin
pekala ben de üstüme basıp geçen birinin
kırmızı ağzında eriyebilirim
benim de boyum yeter
tanrının yüksek perdeden söylediği yalanlara
ayıla bayıla inanmaya
ağzını kanla yıkayanların sahte diplomalarını
elimle koymuş gibi bulurum mutlaka
herkes en az iki dil biliyor, ne mutlu
herkes birkaç insan, birkaç cennet, birkaç ömür
bense hep yarım ağız konuşuyorum
dilim pek dönmüyor, hem utanıyorum
bir ömrüm daha olsa sıkılırım diye düşünüyorum
"canım benim
ben senin inandığın şeylere saygı duymuyorum,"
diyorum kendime
"saygı duyduğum şey inanıyor oluşun."
bu yaşa geldim hala kendimle uzlaşamıyorum