Geçen her zaman gittiğim bir sahafta raftan rafa atlıyor; keşfedilmemiş,ismi duyulmamış ve uykuya dalan duygularımı uyandıracak bir kitap arıyordum. Varlık yayınlarına ait bir raf vardı. -Varlık yayınlarını çok seviyorum- Birden gözüme "Arkadaş" çarptı. Hayatımdaki büyük eksiklik yaşadığım konuda bir kitap. Beni kendine çağırıyor gibiydi. Aldım. Eve yetişir yetişmez sayfalarda kayboldum.
Bu kitap benim kalbimi çaldı. Arkadaş arayışındaki mihail. Ne kadarda ben gibi hissediyor. Ne kadarda ben gibi konuşuyor. Ne kadarda ben gibi arkadaşa hasret idi.
Şunuda eklemek istiyorum ki bu kitabı okuduktan sonra soyutluk ifade eden arkadaşlığın resmini çizebilir,havada süzülürken çıkardığı sesin melodisini çıkarabilirsiniz veyahut ağzınızda sevdiğiniz bir bitki çayının son yudumunu andıran bir aroma olarak belirebilir.
Panait İstrati'nin okuduğum ilk kitabıydı fakat son olmayacağı kesin.
Okumanın cilveside bu işte. Rastgele elime aldığım bu kitabı hayatımda bu denli etki yaratabiliyor olması çok sihirli.
Bence kafka okumaya bu kitapla başlamalı. O zaman cümlelerin derinliklerine inebiliyor insan. Yazarın zihnine girebiliyor, fikirlerini okuyabiliyor. Ben çok keyif aldım,okumaktan.