HüsnaGül

(Bakara,265)
Mallarını Allah rızasını dileyerek ve içlerinden gelerek harcayanların misali ise tatlı bir yamaçta bulunan, üzerine bolca yağmur yağan, bu sebeple ürününü iki misli veren bir bahçedir.
Sayfa 59·Kitabı okuyor
Reklam
Müslüman kardeşler, bu gaye uğruna mallarını ve vakitlerini harcamaktadır. Bunu öğrenmek için de lokallerini ziyaret etmen yeterlidir. Uykusuzluktan gözleri yorulmuş yüzleri sararmış, zorluklara katlanmaktan bedenleri yıpranmış haldeler. Bu durumun, onlardan birçok şeyi alıp götürdüğünü görürsün. Buna rağmen iman bakımından çok kuvvetlidir ler . Gece yarılarına kadar kütüphanelerde çalışacak ve bu yolda zamanlarının büyük bir çoğunluğunu harcayacak kadar gençtirler. Hâlbuki onların yaşıtları zevk ve sefa içerisinde, oyun ve eğlencelerine devam etmektedirler. Uyuyan gözlere rağmen, uyumadan bekleyen nice gözler vardır. Bizler, mükafatımızı Allah'tan bekliyoruz, kimseye hiçbir konuda minnet etmeyiz.
Sayfa 512·Kitabı okudu
İç siyaset
Kanunların alkole izin verdiği, ülkenin polislerinin sarhoşları korumaya alıp güven ve huzur içinde evlerine ulaştırdığı bir düzende hatiplerin her cuma günü minbere çıkıp da "Ey iman edenler ! Şarap, kumar, dikili taşlar, fal ve şans okları şeytan işi birer pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz" demelerinin elbette ki, bir faydası ve hiçbir kıymeti yoktur. İşte bu sebepledir ki, Kur'anî öğretiler, yönetimin otoritesi olmaksızın tam olarak uygulanamaz ve yine aynı sebepledir ki, yönetim, dinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bundan dolayı, Müslüman ruhi yönünü iyileştirmekle ilgilendiği gibi, yaşadığı ülkenin yönetimini iyileştirmeklede sorumludur.
Sayfa 431·Kitabı okudu
Din ve siyaset
Siyasetle ilgilenmedikçe , ümmetin durumu ve geleceğini düşünen ileri görüşlü biri olmadıkça, ümmetin derdini dert edinmediği ve onu savunmadığı sürece her müslümanın İslam'ı eksik kalacak, asla tam bir İslam olmayacaktır.... İslam'ın sınırlandırılması ve bazı yönlerinden soyutlanması, bizzat İslam'ın bile onaylamadığı bir şeydir ve bu nedenle tüm İslami cemiyetlerin , tüzüklerinin başına "ümmetin siyasi işleriyle ilgilenme" maddesini koymaları gerekir. Şayet bunu yapmazlarsa, öncelikle kendileri İslam'ı anlamaya muhtaçtır demektir.
Sayfa 426·Kitabı okudu
Din ve siyaset
Bazı ortak noktaları olmakla birlikte particilik ve siyaset birbirinden çok farklı şeylerdir. Bir adam, kelimenin tam anlamıyla siyasetçi olduğu halde hiçbir partiyle bağlantısı olmayabilir. Bir başkası ise partici olduğu halde siyasetten hiç anlamıyor olabilir. Kimi ise her iki özelliği de kendisinde bulundurabilir, yani hem siyasetçi hem partici olabilir. Ben bu konuşmamda "siyaset" kelimesini kullandığında , bununla mutlak anlamdaki siyaseti, yani particilikten bağımsız bir şekilde İslam ümmetinin dâhili ve haricî meseleleri hakkında iyice düşünmeyi, bunu dert edinmeyi kastediyorum.
Sayfa 425·Kitabı okudu
Reklam