Arjantinli yazar Ernesto Sabato'nun Tünel adlı romanını, Ali Lidar'ın Hayata Rağmen Edebiyat adlı kitabında bahsederken gördüm. Roman, "Juan Pablo Castel yani Maria İribarne'yi öldüren şu ressam olduğumu söylemem yeterli olacaktır sanırım." cümlesiyle alışılmışın dışında bir giriş yapar. Yani Juan Pablo Castel işlediği cinayeti en başından söyler.
Juan Pablo Castel takıntılı, insanlara güvenmeyen sıkıntılı bir ruh haline sahip ressamdır. Bir gün resim sergisinde Maria'yı görür ve onun hep aynı tabloya baktığını fark eder. Ve ona aşık olur. Onunla konuşmak için sürekli planlar yapar. Kafasında çeşitli, birçok senaryolar kurar ve bu senaryoları sürekli canlandırır. Kurduğu bu senaryoları beğenmez, sürekli değiştirir. Buradan da onun takıntılı olduğu sonucuna varabiliriz.
Kitapta daha çok Castel'in düşüncelerini görüyoruz. Maria'ya ve insanlara güvenememesi, Maria'nın her davranışından şüphelenmesi, onu kıskanması romanın başlıca unsurlarındandır. Maria ile beraber konuşurlarken dahi ondan şüphe etmeye devam eder. Ya beni aldatıyorsa, ya beni anlamadıysa şeklindeki kuruntuları romanın sonuna kadar devam eder. Yazar, Castel'in ruh halini de çok iyi bir şekilde aktarmıştır. İnce bir kitap olduğu için kısa sürede bitirilebilir.
Ve son olarak şu alıntı çok hoşuma gitti:
" Milyonlarca yıldır hiçliğe doğru koşan minyatür bir gezegende, acılar içine doğuyoruz, büyüyoruz, dövüşüyoruz, hastalanıyoruz, acı çekiyoruz, bağırıyoruz, ölüyoruz, ölüyorlar ve aynı anlamsız komediyi baştan oynamak için başkaları doğuyor. "