“Kendin de biliyorsun ki eskiden olduğun insan değilsin." diye karşılık verdi kız. "Ben değişmedim. Kalplerimiz birken mutluyduk, şimdi iki farklı insanken mutsuzuz. Bunu ne sıklıkla, nasıl ciddiyetle düşündüğümü söylemesem de olur. Düşünmüş olmam yeter, bu yüzden seni azat ediyorum."
"Azat edilmeyi istedim mi hiç?"
"Kelimelerinle hayır, asla."
"Neyle peki?"
"Farklı bir kişilikle, değişik bir ruhla, farklı yaşam tarzınla, başka bir umudun peşinde oluşunla. Sana olan sevgimi tartıp ona değer ya da paha biçen her şeyle. Yaşadıklarımız olmasa," dedi kız yumuşak ama kendinden emin bir tavırla, peşime düşer, kalbimi kazanmaya çalışır mıydın yine de?
Hiç sanmıyorum.”
"Bak, Winston. Bazen iki kere iki beş eder. Hatta bazen üç eder. Bazen aynı anda hem beş hem üç ettiği de olur. Daha fazla çaba göstermelisin. Aklı başında olmak kolay değildir."