Okuyan Baykuş profil resmi
37 okur puanı
22 Ağu 22:02 tarihinde katıldı.
  • Benimle ilgili hüküm açıklandıktan sonra uzun bir ömür sürmeyi ümit eden kim bilir kaç kişi hayatını kaybetmiştir! Ben Greve Meydanı'nda idam edileceğim günü beklerken genç, özgür ve sağlıklı birçok kişi hayatını kaybetmiştir. Bu satırları yazarken bile istediklerini yapabilen, açık havada özgürce dolaşıp nefes alan nice insan benden önce bu dünyadan göçüp gidecek! Bu hayatta beni üzebilecek ne kaldı ki? Hapishanenin karanlık gündüzü ve kara ekmeği, kürek mahkumlarına çok az miktarda verilen suyu... O kadar eğitim almış olmama rağmen horlanmak. Gardiyanlar ve diğer mahkumlarca aşağılanmak, sohbet edebileceğim, anlattıklarını dinleyebileceğim bir insan görememek, yaptığım ve bana yapılacak şeylerden dolayı tedirgince ürpermek. İşte celladın elimden alabileceği yegane servetim bu kadar!
  • "Bu kadar yılda ne kazandın Yunus?"

    "Nefsime tatbik ettiğim ve hiçbir şeyle değişmeyeceğim dört kaide efendim!"

    "Aaah, Derviş Yunus... Dört hakikat öyle mi?"

    "Nefis atıma vurduğum dört gem diyelim efendim!"

    "Birer birer gemlerini çıkar ağzından o zaman o halde!"

    "...sizin kapınızda beni hiç bırakmayacak, öldükten sonra bile benimle gelecek bir şey aramaya karar verdim. Böylece iyiliği seçtim. Sizden devşirdiğim ilk dostum iyilik oldu. O beni hiçbir zaman yalnız bırakmadı."

    "Hımm!.. Peki ikincisi neydi Yunus?"

    "...Sitare'mi alana ben de canımı satmayı uygun buldum ve gönlümü yalnızca O'na adadım; Sitare'mi güneşe kattım, mecazdan ve hayalden geçip O'nun aşk oduna, hakiki aşkın oduna yöneldim."

    "Devam et! Üçüncüsü?"

    "Eşiğinizde dervişlerinize baktım; herkes gibi onlar da hata yaparlarsa sebebini hep dışarıda, başkalarında arıyorlardı. Karar verdim, hiçbir hatamda başka birini suçlamayacak ve gözlerimi daima içime çevirecektim. Her hatayı kendimde aradım. Böylece nefsimle bir savaş başlattım."

    "Güzel yapmışsın, ya sonra!"

    "Sonra efendim, insanların bir lokma ekmek için, birkaç dünya nimeti için helal ve haramı birbirine karıştırdıklarını gördüm. Hakça bölüşmeyi ve başkasının hakkını almamayı kendime düstur edindim. Boğazımdan haram lokma girmedi ve assı ziyandan geçtim."
    İskender Pala
    Sayfa 239
  • Kutsal Kâse arayışı, Magdalalı Meryem'in kemikleri önünde diz çökme arayışıdır. Dışlanan kadının ayakları dibinde dua etmek için çıkılan bir yolculuktur.
  • Okuyan Baykuş paylaştı.
    495 syf.
    ·23 günde·Beğendi·10/10
    Herkese merhaba öncelikle bu kitapla olan bir anımı anlatarak incelememe başlamak istiyorum. Ben ortaokuldayken Da Vinci Şifresi ile Melekler ve Şeytanlar hediye olarak gelmişti. O zamanlar tüm dünyada satış rekorları kıran popüler kitaplardandılar. Ben ise kitaplığıma koymuş ve hiç ilgilenmemiştim. Çünkü neden ilgilenecektim? O sıralar Alacakaranlık serisi ile kafayı bozmuş, Edward ile aşk yaşamak ile meşguldüm. Gerçekten vampirler var mı? Olsa ne iyi olurdu. Türkiye'de de böyle şeyler olsaydı ve ben de böyle bir aşk yaşasam vs vs. düşünmekten kafayı yiyordum. Odamın duvarlarına Edward posterlerini ben asıyor, annem ise indiriyordu. Ilk aşkımın katili! Neyse efendim en son aldım Dan Brown kitaplarını götürdüm kitapçıya ve saçma vampir kitapları ile değiştirdim. O dönemler piyasadaki tüm vampir kitaplarını okumakla meşguldüm çünkü Dan Brown ne yazmış ne etmiş umrumda değil. Hala kitaplıgımda kırmızı, mavi duruşlarını hatırlar ve hüzünlenirim. Ondan sonra büyüdüm tabii :D lise çağımda insanların hep bu kitaplardan bahsetmeleriyle falan nasıl kötü oluyorum anlatamam. Ama içimden para verip almak da gelmiyor bu kitaplar hediyeyken güzeldi çünkü kıymetini bilmesem de. O yüzden Yusuf Çorakcı ' ya buradan da ayrıca bir teşekkür ediyorum. Bu kitabı bana hediye ettigi için. Sanki kaybettiğimi sandığım eski bir dostuma kavusmus gibi oldum!

    Dan Brown ile ilk tanışmam oldu ve bilgisine, araştırmalarına hayran oldum. Gerçekten işini titizlikle yapan biri. Genelde macera, aksiyon, polisiye türü insana geçirdiği hoş vakitten başka bir şey katmaz. Bitirdigin anda unutulur gider, bir iz bırakmaz. Ancak Da Vinci Şifresi'nde yok yok! Sanat olsun, tarih olsun, macera, aksiyon, gerilim... Sayesinde bir çok yeni bilgi ögrenip bu da yetmezmis gibi duygudan duyguya koştum. Da Vinci gibi bi deha hakkında ögrendiklerim zaten benim için oldukca sasırtıcıydı. Bir de şunu fark ettim okurken sanattan ki ozellikle resim sanatından bir sey anlamıyormuşum! Da Vinci'nin yaptığı resimlere internetten bakıyorum kitapta deginmesi üzerine mesela öyle bön bön hiçbir şey ifade etmiyor, bir şey çagrıştırmıyor, ana fikri vs. hiiiç anlayamadım ve dedim ki bırak bu işleri İlgen sen sadece oku! :)) Eger incelememi sonuna kadar okuyanınız varsa çok teşekkür ederim lafı bayagı uzattım sanırım işsizligime denk geldi!! :)) Özetle okuyun, okutun efendim. Herkese keyifli okumalar olsun :)
  • Okuyan Baykuş paylaştı.
    Dünyaya şahit olmanın yolu ise maceranın kendisinden başka bir şey değildi. Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya’nın şahidi olmaktı.
  • Okuyan Baykuş paylaştı.
    Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın, hatırlanandan farkı yok. Hem anılar hem de onların nesnesi. Her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda, her şeyin seni unutacağı günler yakın. Bil ki çok geçmeden hiç kimse ve hiçbir yerde olacaksın.
37 okur puanı
22 Ağu 22:02 tarihinde katıldı.
2019
77/100
77%
77 kitap
21.422 sayfa
7 inceleme
52 alıntı
2 günde 1 kitap okumalı.
En çok okuyanlar'da 524. sırada.