Sabahtan akşama kadar kitap okuyabileceğimiz, Rus edebiyatındaki soğuk havalara an itibariyle giriş yapmış bulunuyoruz. Kış için kitap listeniz hazır mı bakalım?
"Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Gözümüzün önüne 3n sıradan bir durum getirelim: Bir adam sokakta yürüyor. Birden bir şey anımsamak istiyor, ama anı uzaklaşıyor. O anda, kendiliğinden yürüyüşünü yavaşlatıyor. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan, hâlâ çok yakınında olan zamanda, sanki bulunduğu yerden hemen uzaklaşmak istiyormuş gibi elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır.
Varoluşun matematiğinde bu deneyim iki temel denklem biçimine girer: Yavaşlığın derecesi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın derecesi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır."
Fakir Baykurt cidden müthiş bir insan. Milliyetçi ve durumu iyi kavrayan yerinde eleştiren bir yazar. Bu kitabı okuduktan sonra ona olan hayranlığım ve saygım arttı.
Kitaba ilk başlarken köy romanı olmasından dolayı biraz ön yargılıydım. Oldum olası köy romanları benim pek ilgimi çekmeyi başaramazdı fakat şimdi köy romanlarına bu kitap sayesinde artık ön yargılı
Evet Yaban romanını yarım bırakmış olsam da yine de köylü halkın kullanım şekli ve bakış açılarının gösterimi biraz da olsa benziyor. Okumam gereken birkaç kitabı okuduktan sonra Yaban'a tekrardan başlamayı düşünüyorum. Tavsiyeniz için teşekkür ediyorum. :)
Uzun zaman önce okumuş olsam da ince memed serisini hiç unutmayacağıma eminim.
Öncelikle eğer seriye başlamaya çekiniyorsanız kesinlikle bu seriyi ertelemeyin. Çünkü hiç pişman olmayacaksınız.
Seri bizi Çukurova’nın o verimli topraklarına bırakıyor. Okumaya başladığınızda ve yarım bırakmadığınızda gittikçe kendinizi belki de sizin için bambaşka olan bir coğrafyada buluyorsunuz. Kitap Çukurova’da yaşanan usulsüzlükler ve ağaların saltanatını konu ediniyor. Bu durumlardan çokça zarar görmüş olan başkarakterimiz ince memed en sonunda ağalara baş kaldırmaya ve onlarla savaşıp köylünün hakkını korumaya çalışan köylü bir genç. Bu savaşta onu fazlasıyla zorluk ve çetin mücadeleyle karşılaşırken buluyoruz. Hatta öyle ki sizler de bu düzene başkaldırmak istiyorsunuz.
Serinin dört kitabı bulunuyor ve tüm kitaplar o kitapta geçecek farklı bir Çukurova bölgesini betimleyerek başlıyor. Bu betimlemeler o kadar başarılı ki betimlenen o güzel yarpuz kokusunu tüm duyularınızla algılıyor gibi oluyorsunuz. Zaten Yaşar Kemal gibi bir yazardan bahsediyorsak bu betimleme konusunda bizler hiç yanılmayız.
Son olarak bu kitabın benim en sevdiğim kitaplardan olduğunu da belirtmem gerek. Okuma serüveninde her ne kadar başlarda olsam da bu kitap benim en güzel başlangıçlarımdan olmuştur…