Emine Çiçekli

Bizi kıvıl kıvıl beklerken hayat yıkılmak elinde mi?
Sevgilim Hayat
Yüzüme bak Ve yüzümü hırpala Yüzümü değiştir, dağlı bir anlatım bırak Sen Her hafta oğlunu leğende yıkayan hayat Yaban, diri memelerinden ısırmak Dudaklarındaki tuzu dudaklarıma almak için Çok oldu tepelere vurdum kendimi Bulutlara karıştım ve karanlık kahvelerde Tıraşı uzamış adamlardan Huylarını öğrendim senin.
Sayfa 29
"Keşke" diye yazmıştım arkadaşlarımdan birine, "aramızdaki mesafe sadece kilometrelerle ölçülebilen cinsten ibaret olsaydı."
Sayfa 67
Bakır Tenli Yapraklar
Bak, ölüm güzü kıskanıyor şimdi ıssızdır onun sevimli kedisi ve herkes onun el değmedik yerleri olduğunu sanıyor. uzayor defterine uğrayan kan lekesi senin kuşların olurdu mevsimi yolculuklara çağıran içli taşra kızların, gizemli eviçleri kapıların olurdu korkudan çok denizlere açılan o denize açılan ellerin nerde şimdi yine bir güz büyümekte kanında gölgelerin o üzünç orduları tarlalar çiğnemekte bak, ölüm güzü kıskanıyor mevsimi aşka çağıran kuşların nerde senin güze el değdirmeyen ellerin nerde?
Edebiyat