Yakup Altun

Yakup Altun
Instagram: yakupaltunmuh
İnşaat Mühendisi
Lisans
İSTANBUL
1519 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kendi kendine şunları söyler: "Muhteşem binaların sahne dekorlarındaki gibi yan yana dizildiği şu şaşaalı şehirler... Hislerimize tercüman olur gibi 'Ne zaman mutluluk seferine çıkacağı?' dercesine özlem dolu bir umarsızlıkla limanın dalgalarında salınan şu güzelim gemiler... İnsanın başını döndüren renkler ve zarif şekillerle dolu şu müzeler... Esin perilerinin düşleri ve ilmi çalışmaların emeğiyle dolu kütüphaneler... Tek bir ses çıkaran çalgılar grubu, süsleme sanatı ve kasıtlı bakışlarıyla daha da cezbedici hale gelen o büyüleyici kadınlar... İşte bütün bunlar benim için, benim için, benim için yaratılmıştır! İnsanlık benim için çalışmış, kurban edilmiş, şehit düşmüştür; benim duyguya, bilgiye ve güzelliğe yönelik doyurulamaz iştahım için yem, besin işlevi görmek için."
1000k
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sen yoldan geçenlerin tanımadıkları bir kralsın ve inancının yalnızlığı içinde yaşıyorsun, ama varsın öyle olsun! Ruhu böylesine iyiliksever kılan yüce küçümsemeye sahipsin ya, o yeter"
1000k
İnsanın ruhunda acı izler bırakmış, eskiden işlenmiş kabahatleri düşünün. Bir kocanın ya da bir sevgilinin normal şartlarda sadece hüzünle serzenişte bulunacağı fırtınalı bir geçmişi düşünün. İşte o acı bu durumda tatlılığa dönüşebilir; bağışlama ihtiyacı tahayyülü daha yaratıcı ve daha yakarıcı kılar ve pişmanlık duygusu ancak uzun bir monolog biçiminde ifadesini bulan bu şeytani dramada uyarıcı işlevi görüp kalbin şevkinin alevlerini güçlü bir şekilde körükleyebilir. Evet ya, pişmanlık duygusu!
1000k
"Bir kitabın metninde veya sayfa kenarında yer alan önemsiz bir alıntıya dikkat kesilerek hiç usanmadan saatlerce düşünmek... Bir yaz gününün büyük bir bölümünde duvar halısına veya döşemeye yanlamasına düşen tuhaf bir gölgeye dalıp gitmek... Bir lambanın muntazam alevini ya da bir ateşin közlerini seyre dalarak kendini unutmak... Günlerce bir çiçeğin kokusunu düşlemek... Yaygın kullanılan bir sözcüğü yeknesak bir şekilde tekrarlamak, ta ki sesi peş peşe tekrarlamadan dolayı anlamını yitirene değin... İnatla uzun bir süre tam bir bedensel atalet hali içinde kalarak hareket veya bendesel varoluş duyusunu tamamen kaybetmek. İşte bunlar, zihinsel yetilerimin için bulunduğu bir durumun yol açtığı en yaygın ve en zararsız aşırılıklardan bazılarıdır. Aslında bunlar bütünüyle emsalsiz olmasa da her türlü açıklamaya ve tahlile kesinkes meydan okuyorlardı."
1000k
Yine de uzun bir zaman yaşamıştım, ama ne uzun! Zaman kavramı, daha doğrusu bir zaman ölçeği kalmadığından, bütün bir geceyi yalnızca düşüncelerimin çokluğuyla ölçebiliyordum. Bu bakış açısından gece bana ne kadar uzun gelmiş olursa olsun gerçekte olsa olsa birkaç dakika sürmüştü, hatta o sürenin sonsuzluk içinde bir yeri bile yoktu.
1000k