2018 Orhan Kemal Roman Ödülü almış. Anlatımı güzel ve akıcı. Kurgusunu o kadar da beğenmedim. Geçim sıkıntısı, batıl inançlar, TV programları... Günümüz yaşam tarzını da eleştiren bir eser. Kitabın kahramanı Mercan, apartman temizliğine giderek geçimini sağlıyor. Mercan in nasıl biri olduğu dışardan bakan bir gözle anlatılmış. Kocası eve dönsün, çocuğu olsun diye umarsızca türbe, cami, hazret, uluya gitmelerinden bahsedilmiş. Mercan kocasına aşık mıydı? Hayır, ama her eve bir nefes lazımdı işte. O nefesi , hurafelerde arıyordu Mercan. Bütün bunları yaparken öz eleştirisini de yapıyor Mercan. " Şu ölülerin suyuna gittiğin kadar bir gün kocanın yüzüne güldün mü? Gerçi onlar ulu, benimki ipsizin biriydi ; ama en azından diriydi " diyebiliyor.. Afrika'da ki açılardan,derman bekleyen hastalardan, gene halimize bin şükür bunu bulamayanlar da var' daki bulamayanlardan Mercana sıra gelmiyordu. Yoksa çoktan kabul görmüştü onca yakarışları. Mercan çok yalnızdı. Buzdolabı hırıltısi ne demek? Şıp şıp damlatan musluğun sesi ne demek ? Sokaklarda ilaç niyetine merhaba diyecek birini bulamayıp da TV ye sığınmak ne demek? Yemekten sonra meyve soyarken yanında bir dilimini uzatacak bir insan olmaması ne demek ? Yalnız insan, bilirdi bunlari. Yani Mercan.