Bir kadının ahlaki trajedisini konu alan, romantizmden realizme geçişin izlerini açık şekilde yansıtan bir roman. Edebiyatta -hayatta olduğu gibi- tesadüf yerine, tekabül demek daha mukabildir. Bir insanın kaderi üzerinden okumaktayız fakat bireyin kaderini toplumdan bağımsız düşünmek imkansızdır. İnsanların duygusal değişimini ve değişime etki eden faktörleri, kişinin hayal dünyasını, bilinçaltını ve beraberinde bunların gerçekle temasını anladığımızda, romanda, daha doğrusu, romanın olay örgüsü ve ihtivasında romantizm/sentimentalizm yansımanın realizme doğru nasıl sıçradığını görebilmekteyiz. "Anna Karenina" kadar etkileyici olmasa da, bir dönem Fransa'sının ve kadınlara karşı,hatta kadınların aşktan beklentilerinin hangi yönde değiştiği gerçeğini aks ettirdme konusunda takdire layık bir eserdir.
Cins takip edilmeye değer bir dergi olduğunu hissettirdi. Her dergi belirli üslubu ve temasıyla ön plana çıkar. Cins de dini ağırlıklı, tabiri caizse 'dindar' bir dergidir diyebilirim. Yazılarında asla Allah, inşallah, maşallah, takdiri ilahi, İslam ve s. gibi kelimeleri kullanmamaya özellikle gayret eden dergiler vardır. Onlara da 'dinsiz' dergi demek doğru olmaz. Yani demek istediğim 'dindar' bu anlamda kullanmadım. Diğerleriyle kıyasla 'dindar'. Evet, bu da benim için çok önemli kriter. Kapak çok iyi ve anlamlı. Tavsiye ederim; güzel bir dergi.
İyi ki varsın İzdiham. Emeği geçenlere sonsuz teşekkürler. İzdiham anlatılmaz okunur. Sadece müthiş demek istiyorum. Çünkü öyledir. İnceleme değil bu kaba'lamadır.
Beyinle ilgili ele aldığı konuları deneylerle ispat ederek okuyucusunu tatmin edecek bir kitap yazmış diyebilirim.Nörolojik başarı aynı zamanda teknolojik başarı demektir yazar göre. Beynin potansiyelinin, beyinde gerçekleşen fiillerin teknolojik simulasyonunun gerçekleştirilmesi, ki bu eğer başarıla bilinirse ilerleyen yıllarda akıl almaz teknolojik icatlarla karşılaşa biliriz. Çok ilginc ve farklı bir kitap olduğunu ifade etmek isterim.