Bakanlık, hemen her Türk politikacısının gönlünde yatan bir aslandır. Çoğu politikacı için de maalesef sadece bir amaçtır.
Bakanlık amaç olunca vatandaşın derdi de, ülkenin sorunları da ıskalanıyor. Buna üzülen Halil Nihat Boztepe şöyle dermiş:
— Arkadaşlar, bize bakan değil gören lâzım…
Seamus ilk defa bir kızla çıkacaktır. Feci çapkın geçinen ağabeyine danışır:
"Nasıl konuşmam, neler demem lazım? Azıcık tüyo ver..."
"İşin sırrı şu," der ağabeyi, "İrlanda kızları üç konudan bahsetmeye bayılır: yiyecek, aile ve felsefe. Bir kıza hangi yemekleri sevdiğini sormak, o kızla ilgilendiğini gösterir. Ailesini sorarsan, hakkında gayet iyi niyetli olduğunu göstermiş olursun. Felsefe tartışmansa zekâsına saygı duyduğun anlamına gelir."
"Sağ ol," der Seamus. "Yiyecek, aile ve felsefe... Beceririm herhalde."
Aynı akşam kızla buluşurlar ve Seamus derhal, "Lahana sever misin sen?" diye girişir.
"Ne? Hayır," der kız şaşırarak.
"Kardeşin var mı?"
"Yok."
"Peki, bir kardeşin olsaydı lahana sever miydi?"
G. K. Chesterton, şunu yazmıştı: " 'İyi' sözcüğünün birçok anlamı vardır. Mesela adamın teki annesini beş yüz metreden tüfekle vurursa, o adama iyi nişancı denir ama bu, iyi birisi olduğu anlamına gelmez." Chesterton'ın gerçekten felsefi bir anlayışa sahip olduğu açıktır.