Tatil benim için ürkütücü bir kelime, önce üniversitenin kapanması, hastaların temiz yaz havasına ulaşmaları gerekiyor. Asabiyetimin üstesinden gelmemin sırrı çok fazla çalışmamdır. Ne kadar fazla çalışırsam bunda o kadar başarılı olabiliyorum. Kendimi oyalamam gerekiyor. Asabi halim sadece bir şeylerle oyalandığımda geçiyor. O zaman korkmama gerek yok. Çünkü yalnızlık korkusu zehirden bile kötü. Onu hissetmektense çalışmayı tercih ederim. Huzursuzluğun arkamda beklediğini hissettiğimde beni yakalamasın diye koşuyorum. Bütün meslektaşlarımın hayran olduğu çalışkanlığımın sırrı aslında bu.
YA: İnsan davranışlarının tek bir merkezi, sabit ve değiştirilemez dürtüden mi, yoksa çeşitli dürtülerden mi çıktığını düşünüyorsun?
GA: Çeşitli dürtülerden. Tabii bazıları yüce, iyi ve asilken diğerleri değil. Senin fikrin nedir?
YA: Yalnızca tek bir kanun, tek bir kaynak olduğu.
GA: Yani, en asil dürtülerle en rezil olanlar, o aynı kaynaktan mı çıkıyor?
YA: Evet.
GA: O kanunu kelimelere dökebilir misin?
YA: Evet. Kanun şöyle, aklında tut: Bir insan, beşiğinden mezarına kadar asla, ilk ve en önemli amacı, kendi iç huzuru ve ruhsal rahatlığı olmayan tek bir şey bile yapmaz.
" Bu yörelerde bir yığın arkadaşı vardı - ve bu da yolculuk yapmayı neden bunca sevdiğini açıklıyor. Her gün birlikte olmak gereksinimi duymaksızın, her zaman yeni dostlar ediniriz. Papaz okulunda olduğu gibi her zaman aynı insanları görürsek onları yaşamımızın bir parçası saymaya başlarız. Yaşamımızın bir parçası saydıkça da onlar bizim yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü, efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır. Ne var ki, hiç kimse kendisinin kendi hayatını nasıl yaşaması gerektiğini kesinlikle bilmez. "
Sayfa 32 - Simyacı - Paulo Coelho - Can Yayınları·Kitabı okudu
" Ben bu çağın Hızır'ıyım ve kaderlere hükmedeceğim! Hızır'dan yegâne farkım, onun iyilik olarak yaptığı her şey benim tarafımdan kötülükle gerçekleştirilecekti! "