Türkler Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu iken, bu camianın vücuda getirdiği feodalizm içinde kul halini aldılar. Aynı zamanda, hayatlarını camiaya asker ve jandarma vazifelerini ifa etmekle geçirdiklerinden, irfanca ve iktisatça yükselme fırsatı bulamadılar. Diğer kavimler, Osmanlı topluluğundan irfanlı, medeniyetli ve zengin bir halde ayrılırken, zavallı Türkler ellerinde kırık bir kılıçla eski bir sabandan başka bir mirasa nail olamadılar.
Adnan büsbütün öfkelendi ve Nail’e: “Memleketi taksim mi ederlermiş? Memleketin zaten neresi benim? Ereğli’de kömür Fransız! Haydarpaşa’da demir Alman! Yalnız Yemen’de dökülen kan Türk! Üstünde ölüp altında gömülecek kadar bir toprak; bu mu memleket?… Diyarbakır’da bir Türk bir Ermeni’nin nasırına bassa devleter Galata’ya bir düzüne karakol gemisi gönderiyor.