Ruhumu -yalnız ruhumu- frenkincirleri, ebegümeçleri, hanımelleri arasından bunca uzun bir süre taşıyan canım eşekçiğim benim, sevgili tez yürüyüşlü Platero; senden söz eden bu kitabı senin için yazdım; şimdi anlayabileceğin bu kitabı.
Bak Platero, maden ocaklarıyla, uğursuz niyetleriyle, başkalarını hiçe sayan davranışlarıyla ne duruma soktular ırmağı. Bu öğle sonu kırmızı bir iplik gibi akan suyu, mor sarı çamurlarıyla güneşi güçlükle yansıtıyor, yatağı oyuncak kayıklar yüzdürmekten başka hiçbir işe elverişli değil. Ne alçaklık!
...Süsen kokuyordu, su kokuyordu, sevda kokuyordu. Dikenli güllerden bir taç gibi, Shakespeare'in Kleopatra'ya söylettiği gibi, beni çepçevre kuşatan düşünce:
O happy horse, to bear the weight of Antony!