Bu kitabı okurken oblomov ile kendimi o kadar bagdastirdim ki;yani bir roman karakteri ile bu kadar mı benzerim.619 sayfalik bir kitapta bir an bile sıkılmadim yazarın üslubu o kadar iyiydi ki cok akiciydi.
Kitap, bir Rus soylusu olan İlya ilyiç oblomov'un hikayesini anlatır.Kitap başladığında oblomov'u yatağında buluruz ve 200 sayfa oblomov'un yataktan çıkmasını okuyoruz(bu kisim sıkıcı diye dusunmeyin,kesinlikle cok akıcı ve uşağı zahar ile olan kisimlarida cok komikt).Oblomov tembel birisidir ve bir şeyleri sürekli erteleyen birisidir.Bir gün yapacağına dair planlar kurar ama o "bir gün" asla gelmez.
Oblomov'un tam tersi; çalışkan,disiplinli arkadaşı stols onu düzeltmeye çalışır ama kimse onu düzeltemez.Bu oblomovluktur.
Peki oblomovluk nedir; Bu kavram, sadece "tembellik" demek değildir. Oblomovluk, bir insanın potansiyeli olmasına rağmen, konfor alanının esiri olup hayatı seyirci koltuğundan izlemesidir.
Buda bana cok tanıdık geldi cunku uzun süredir bende öyleyim bazı yerlerde bari ben okula gidiyorum oblomov gibi sürekli yatmıyorum dedim ama benim oblomov'dan tek farkim üstümdeki kıyafetlerimdi.
Bu kitapta kendimde cok parça buldum.Kitap, okuduğum en iyi kitaplar arasında girdi çok sevdim en sevdiğim kitap bile olabilir!!!! Okuyun lutfen ,pisman olmazsınız Rus klasiği diye gözünüzü de korkutmasın başta söylediğim gibi su gibi akıp gidiyor.