“İyileştirici fantezi” diye bir kavram vardı kitapta ve bu bana çok şey kattı okudukça,onunla karşılaştıkça kendime aydım içime döndüm ve dedim çocukken hepimiz yapmışızdır bunu ben de yaptım belki de hala yapmaya devam ediyoruz. Ve daha bir sürü şey öğrendim tabi ki klişe gelebilir ama kendimi anlamayı kendim olmayı ne kadar çok önemsemeliyim diye düşündüm. Ailem de olsa yanlarında kendimi değersiz, dışlanmış, anlaşılmamış, yorulmuş, tükenmiş, boğulmuş hissettiğim insanların oluşturduğu ortamlardan uzaklaşmalıyı en iyisi orayı terk etmeli veya bunları yapamayacağım şartlar içerisindeysem de sınır koymalı, kendimi gözlemci konumuna almalı, istediğimi söylemeli ve cevabından asla bir beklenti ummadan akışa bırakmalıyım. Ebeveynlerimle gerçek bir ebeveyn-çocuk ilişki kuramamışsam, kuramayacaksam onları kabul edip sadece yetişkinden yetişkine beklentisiz, duygusallıktan olabildiğinde arınmış bir ilişki kurmalıyım. Kendimi kimse için feda etmemeliyim evet ben de “içselleştirici”yim. Ortamdaki ailemdeki en fedakar en kendini öteleyen sevgiyi böyle göreceğini düşünen, ailesine yeterince ilgi sevgi destek verirse onların da iyileşeceğini daha mutlu olacaklarını düşünen iyileştirici fantezilere sahibim. Bu kitap bana dünyamı yıkıp yeni baştan yapmamı söyledi ve bunu söyleyeceğini adını gördüğüm an anlamıştım. İki senedir de öteliyordum okumayı. Çok da yavaş okudum ama pes etmedim, yarım bırakmadım ve canı gönülden katılarak, yer yer kendi içime dönerek, sevdiklerimi düşünerek okudum. Bunu yapabildiğim için kendimle gurur duyuyorum şu anda mutluyum. Çok da faydalandım herkese tavsiye ediyorum. Yazar gerçekten hayattan süzmüş de derlemiş tüm o bilgileri hepsi biziz hepsi bizden. İyisi mi biz kendimizi, yetişme şartlarımızı, en başta da ailemizi kabul edelim ve değişime evet
Eğer duygularınızın ortaya çıkmasına izin verirseniz ve onları anlamaya çalışırsanız hem kendinize hem de başkalarına duyduğunuz daha derin merhametle daha bütüncül, daha olgun bir insan haline gelirsiniz.