Çünkü öğretmenlerle öğrenciler, yani kürsüyle okul sıraları arasında, gözle görülür yukarısı ile gözle görülür aşağısı arasında görünmez bir otorite bariyeri vardı ve bu bariyer her türlü iletişimi engelliyordu.
Entrika ve kaçışlarla özgür kalınabilen bir dünyada böyle tutukluluk hallerinin çağın ruhuma hiç uymadığını, Goethe babanın bilgelikle söylediği gibi ''nişanlar ve unvanların sıkıntı içinde kalındığı durumlarda bazı yumruk darbelerini önlediğini'' biliyordum.