“Bırakınız tamamen bitmesini, bir şey bitmeye yüz tuttuğunda bile ondan hemen vazgeçebilirdim önceden. Mesela hiçbir zaman diş macununun tüpünü olanca gücümle sıkıp içindeki son zerreye kadar peşine düşen yanda çorabın iyice yırtılmasını bekleyip her giydiğimde parmak uçlarında meydana gelen eskimeyi sabırla ve kromuyla izleyen birimde olmadım. Macun azaldıysa attım.Çorabın ucu yıpranmaya başladıysa daha parmağımın etini inceden göstermesine müsaade etmeden ondan çabucak kurtuldum.Etrafımdaki insanlar içinde durum böyleydi : Hiçbir zaman kimseye ikinci şans vermedim. Hiç bir zaman, esansıyla geçerli bir bahanesi olanı bile sonuna kadar dinlemedim. Haklıydılar. Haklarıyla gönderdim onları;benden,kendi hür iradeleriyle gitmelerine izin vermedim.Böylece görünüşte hep kazanan ben oldum; yavaş yavaş eksildiğime aldırmadım! “
“Şimdiye kadarken yalnız yürüdüysen ve samimiyetle kimse yanında durmadıysa, “Bütün varlığımla seninleyim” diyen Birine rastlayınca ister istemez kalbini korkarak yokluyor insan.”