Diyelim ki Tanrı’yı sonsuz ölçüde zeki,akıllı ve iyi bir varlık olarak tasavvur ediyoruz.Yani bileşik bir tasavvur söz konusu;sonsuzca Zeki, sonsuzca akıllı,sonsuzca iyi kavramlardan oluşuyor.Eğer zeka,akıllılık ve iyilikle hiç karşılaşmamış olmasak,hiçbir zaman böyle bir Tanrı kavramına varamayız.
Doğaya çıkıp dolaştığımızda bir Tanrı olduğu sonucuna varabiliriz.Belki onun çiçek ve hayvanları sevdiğini de anlayabiliriz;yoksa bunları yaratmazdı herhalde.Ama Tanrı’nın kendisi hakkında bilgileri Kutsal Kitap’ta yani onun otobiyografisinde buluyoruz.
Ama Augustinus insanın kendi yaşamından sorumlu olmadığını söylemez.Tersine , kendimizi Tanrı’nın seçtiklerinden biri gibi görebilecek şekilde yaşamamızı salık verir.Ama Tanrı nasıl yaşayacağımızı önceden görmüştür Augustinus’a göre.
Kötü kendi başına bir varoluşa sahip değildir,olmayan bir şeydir o.Çünkü Tanrı’nın yarattığı her şey iyidir.Kötü,insanların itaatsizliğinden ileri gelir Augustinus’a göre.