Özlem Öztaş Kınay

Özlem Öztaş Kınay
@Ozlemitaa
Selamlar, Okumayı öğrendiğim günden beri kitaplar dünyamın en güzel köşesinde oldu her daim. Bir anne olarak kızıma okuma alışkanlığı kazandırmaya çalışıyorum aynı zamanda.
Uluslararası Ticaret Uzmanı
Mersin
Mersin
7 okur puanı
Şubat 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
·200 syf.··
2026 9. kitabı
Modern Türk edebiyatında adı çok daha uzun yıllar konuşulacak yazarlardan biriyle karşı karşıyayız. Bu kitap bana şunu hatırlattı; bazı sırlar gün ışığını hak eder, bazılarıysa insanın içinde, ait olduğu yerde kalmalıdır. Çünkü hiçbir hayat dışarıdan göründüğü kadar sade değil. Hiç kimse, bize gösterdiği kadarından ibaret değil. Her insanın içinde; bazen usul usul duran, bazen taşan, bazen de kimse duymadan kaynayan bir kazan var. Kimi acılarını tebessümle saklıyor, kimi yaralarını sessizlikle, kimi de en büyük sırlarını “iyiyim” kelimesinin arkasına gizliyor. Bu kitap, insanı başkalarının hayatına değil, kendi içindeki karanlık odalara bakmaya çağırıyor. Ve kitabın kapağını kapattığında geriye tek bir cümle kalıyor: Hiçbir şey göründüğü gibi değil… belki de en çok insanlar.
Duygu ve Düşünce
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524bin okunma
Tuhaf Resimler - Uketsu
Puan vermedi·232 syf.··
2026 6. kitabı
Popüler kültüre uyup bu kitabı okuduğum için hiç rahatsız hissetmiyorum :) Sayfaları çevirdikçe bir hikâyeden çok, kırık bir aynaya bakıyormuş gibi hissettim. Her parça başka bir şeyi yansıtıyor, ama hiçbir zaman bütünü göstermiyor. Ve insan o bütünü görmek için karanlığa biraz daha yaklaşıyor. Bu, okurun konforunu bozan bir anlatı. Cevap vermekten çok sorular büyüten, netlikten çok belirsizlikle konuşan bir dil… Sessiz ama rahatsız edici. Sade ama derin. Ve belki de metnin en görünmez katmanı: yazarı. Kimliği bir gölge gibi saklı, varlığı neredeyse yoklukla eş. Onu tanımıyoruz. Belki de bu yüzden, metnin içindeki boşluklar daha da kararıyor. Çünkü bazen yazarın kendisi de bir bilmeceye dönüşür. Bu kitap bana bir şeyi hatırlattı: Ben eksik olanı seviyorum. Söylenmeyeni, tamamlanmayanı, zihinde yankılanıp duran o karanlık boşlukları… Ve uzun zamandır… bu hissi özlemişim. #tuhafresimler #uketsu #domingoyayınları #gizem
Tuhaf ResimlerUketsu · Domingo Yayınları · 20251,690 okunma
Sizce savaş en çok nerede iz bırakır?Şehirlerde mi?İnsanlarda mı?
Puan vermedi·160 syf.··
2026 3. kitabı
Bazı kitaplar olay anlatmaz; bir hafızayı taşır. Saraybosna Radyosu da tam olarak böyle bir kitaptı. Anlatımı süslü değil, hatta bilinçli bir sadelik taşıyor. Belki de bu yüzden etkisi daha kalıcı; çünkü savaşın dili zaten abartıyı kaldırmıyor. Bu sadelik, hikâyeyi daha gerçek, daha dokunulur kıldı. Daha önce birçok savaş dönemi romanı okumuş olsam da, bu coğrafyaya ilk kez bu kadar yakından bakmak, yurdundan koparılan insanların kırılganlığını hissetmek başka bir ağırlık bıraktı içimde. Bir şehrin sesi bazen bir radyodan yükselir, bazen de suskunlukta saklı kalır. Saraybosna burada sadece bir mekân değil; kaybın, direnişin ve hatırlamanın adıydı. Okudukça anlıyorsun ki savaş, sadece cephede değil; evlerin içinde, anıların arasında ve geride kalanların kalbinde sürüyor. Yıllar sonra cephedeki savaş bitiyor ama insanın kalbindeki savaşın ateşkesi zor oluyor...
1000Kitap
Saraybosna RadyosuTijan Sila · Siren Yayınları · 2025719 okunma
Amin Maalouf - Semerkant
Puan vermedi·320 syf.··
2026 4. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 16:00
Semerkant’ı, İran’ın bugün yeniden kırılganlaştığı bir tarihsel eşikte bitirmek tuhaf bir rastlantı. Ama Amin Maalouf’un romanları zaten tesadüfleri sevmez; geçmişle bugünü, görünmez bağlarla birbirine bağlar. Maalouf, bu romanda tarihi bir dekor olarak kullanmıyor; zamanı, fikirlerin ve iktidarın nasıl tekrar tekrar aynı sorulara saplandığını göstermek için açıyor. Ömer Hayyam’ın düşünsel yalnızlığı, Hasan Sabbah’ın mutlakiyetçi aklı ve Semerkant’ın simgesel ağırlığı, yüzyıllar ötesinden bugüne sessizce konuşuyor ve bunlara ek olarak Nizamülmülk'ün kıvrak siyasi zekasını okuyoruz. Kitabın ilk yarısı hızlı aktı; anlatının omurgası güçlü, ritmi yüksek. İkinci yarıda ise bilinçli bir yavaşlama ihtiyacı doğdu. Çünkü metin, olaydan çok anlam talep ediyor. Bazı bölümler aceleyle okunmuyor; durmayı, geri dönmeyi ve düşünmeyi zorluyor. Semerkant, tarihsel bir roman olmanın ötesinde, hafıza, inanç ve iktidar ilişkileri üzerine yazılmış uzun bir düşünce metni. Bugün okunduğunda, ister istemez başka çağrışımlar uyandırıyor. Bin yıllar öncesinden günümüze dek aynı sorunların yaşandığını görmek de insana neden diye sorduruyor elbette, neden ? Bu kitabı uzun yıllar önce okudum, şimdi bambaşka bir pencereden baktığımı fark ettim anlatılara. Okumayan için büyük kayıp , okumanızın üzerinden zaman geçtiyse de yeniden farklı bir bilinç ile okumanızı tavsiye ederim. #Semerkant #AminMaalouf #tarihiroman #ömerhayyam #iran
Alıntı
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,6bin okunma
Algernon'a Çiçekler
8/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 16:25
Kitaba başladığımda çok şaşırdım, benim gibi bir imla nazisi için çok zordu ilk sayfaları okumak. Anne olduğumdan beri bazı kitapları okumak benim için çok zorlaştı bu da onlardan biriydi. Kendimi Charlie'nin annesinin yerine koyduğum çok oldu, sanırım artık okurken anne karakteri ana karakterden daha ön planda oluyor benim için. Ahh Charlie hikayeni senin ağzından dinlemek güzel ve bir o kadar da hazindi.
Algernon'a Çiçekler
Algernon'a Çiçekler
Daniel Keyes
Daniel Keyes
Duygu ve Düşünce
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,3bin okunma