Öncelikle merhabalar :)
Ben pek çok Sabahattin Ali kitabını okudum lakin bu biraz daha edebi geldi ve oldukça da memnun kaldım. Sevgili Sabahattin Ali'nin biricik eşine ve ruhum dediği yavrusu Filiz'e yazdığı mektuplardan oluşmakta kitap. O kadar güzel bir dille ifade etmiş ki sevgisini her cümlesine hayran kaldım diyebilirim. Büyük sorunlar yaşadığı dönemde bile ailesini ihmal etmemeye çalışan bir baba görüyoruz..
Ve son olarak çok beğendiğim bir yerini paylaşarak bitirmek isterim ve iyi okumalar dilerim :))
"Sen bu karanlık ömrümün içine bir sevinç ışığı gibi, kurumaya yüz tutan ekinlere can veren bir nisan yağmuru gibi birdenbire geldin."
Bak şu gül bile yalan söylüyor. Öyle taze bir duruşu var ki, mânâsı: "Ben solmayacağım, ben ebediyim’den başka bir şey değil. Yarına kadar solacak hâlbuki. Yalan söylüyor.
Merhabalar,
Raskolnikov çelişkili,idealist bir tip olarak karşımıza çıkıyor. Kendi hayat felsefenizi sorguluyorsunuz yeri gelince..Suç bireysel mi ? Toplum mu itiyor yoksa bizleri suça? Peki ya sadece canımız isterse suç işlemeyi? Ben düşünce yönünden Raskolnikov olduğumu gördüm bazı durumlarda.. Fazla söze gerek yok bu eser bir başyapıt
Okuma alışkanlığı kazanamıyorum diyenler hemen başlasın derim.. iyi okumalar :)
Merhabalar..
İçimdeki coşkuyla karışık hüznü hangi kelimeler anlatır bilemiyorum. Öncelikle kısa bir şeyden bahsedeyim aslında ben Sefiller kitabını 8. Sınıf öğrencisi iken okumuştum lakin daha sonra üniversiteye başladığım dönemde hafıza kaybı yaşadım. İyileştiğimde fark ettim ki bazı şeyleri yine de hatırlamıyorum. O yüzden kitabı tekrar okudum. Yüz kere daha okurum.. Kahramanımız Jan Valjan'ı yaşadıkları ve hayata karşı güçlü duruşundan oldukça etkilendim. Kalın ama çok akıcı olduğunu da belirtmek isterim. Okumayanlar hemen başlayın.. İyi okumalar :)