Ve sonra, çok sonra, bir gün sokağa çıkarsın, başın döner ve bir duvara yaslanırsın;çünkü anlamışsındır. Neyi mi? Vaktiyle seni ölen kişiye bağlayan duyguyu.Ölümün anlamını. Toprağı tırnaklarınla kazıp ondan kalan ne varsa çıkarsan bile bir daha asla gülümsemesini göremeyeceğin, dünyadaki bütün bilgelik ve kudret biraraya gelse onun, yani ölen kişinin sokakta karşına çıkıp sana gülümsemesine yetmeyeceği gerçeğini. İşte o zaman sokağın ortasında kalakalır ve dünya anlamını kaybetmiş, dünyada yapayalnız kalmış gibi bir eksiklik hissedersin. '
Her öldürülen, dövülen, tecavüz edilen kadınla birlikte hepimizin insanlığından bir parça daha gidiyor. Biz kadınlar, sanki bir savaşın silahsız bırakılmış tarafı gibi durmadan “avlanıyoruz”. Ama av sezonu bitti. Cevap veriyoruz. Kendimizi ve kız kardeşlerimizi savunuyoruz. Önce dalga geçeceksiniz, sonra sinirleneceksiniz, sonra bastırmaya kalkacaksınız ama en sonunda kabul edeceksiniz.