Felsefe p4c

Felsefe p4c
@P4cfelsefe

Felsefe p4c

, bir kitap okudu
Puan vermedi·318 syf.·
2018 14. kitabı
Amin Maalouf
8.2/10 · 74,6bin okunma
Reklam
Hiç, bildikleri hiçtir, bilmek istedikleri hiç, Bak da gör şu cahilleri, kurulmuşlar tepesine dünyanın, Onlardan değilsen şayet kâfir derler adama Boş ver onları Hayyam, sen bak kendi yoluna.
Tarih
İnsanlara ne kadar çok muhtaç olursam onlardan kaçmak ihtiyacım da o kadar artıyordu. Bir insanın diğer bir insanı, hemen hemen hiçbir şey yapmadan bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu? Insanlardan ne kadar uzak kaldıysam tabiata o kadar sokuldum. Aşk hiç de sizin söylediğiniz basit sempati veya bazen derin olabilen sevgi değildir. O büsbütün başka, bizim tahlil edemediğimiz öyle bir histir ki, nereden geldiğini bilmediğimiz gibi, günün birinde nereye kaçıp gittiğini de bilmeyiz. Ne kadar çok insanı seversek, asıl sevdığimiz bir tek kişiyi de o kadar çok ve kuvvetli severiz. Aşk dağıldıkça azalan bir şey değildir. Ne kadar çok insanı seversek, asıl sevdiğimiz bir tek kişiyi de o kadar çok ve kuvvetli severiz. Aşk dağıldıkça azalan bir şey değildir. Ruhumun en derin bir köşesinde bu kanaat, yeryüzünün bana ihtiyacı olmadığı kanaati, her zaman için yerleşip kaldı. Hiçbir insandan, bana verdiğinden fazla bir şey ıstemeye alışmamıştım. Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. Hayatımızın, birtakım ehemmiyetsiz teferruatın oyun ağı olduğunu, çünkü asıl hayatın teferruattan ibaret bulunduğunu görüyordum. Insan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor. Sabahattin Ali