SUSMAZ kim sus dese de beynimdeki tanıdıklarım.
Kalmaz damarımda asaletten yoksun varolamamışlar.
El ver anlatsın yüreğim ısıtabilirsen.
Bir ben varım ,ben yoksam sen kimsin zaten.
Ne sen, insanlıkla ilgisi bulunmayan savcı, ne namusundan şüphe ettiğim siz polisler, ne yalancı tanıklıkla özgürlüğünü değiş-tokuş eden sefil Polein, ne iddia makamının görüşünü ve olayları yorumlayış şeklini benimseyecek kadar alçalan jüri üyeleri, “İnsan Yiyen”e lâyık ortaklar olan mubassırlar… Kimse, hiç biriniz ne kalın duvarlar ne de Atlantik üzerindeki bu yitik adanın uzaklığı, maddî ve manevî hiç bir şey, yıldızlara doğru yükseldiğimde yolculuğumun pembeyle renklenen mutluluğunu bozabilir.