"Geç gelir tez gider deyû safa çekme keder
Alemin hâli budur böyle gelir böyle gider"
İçinde bulunduğumuz dünya hayatında safa geç gelir, tez gider. Halbuki elem; sıkça uğrar, biraz da zor gider. Dünya hayatının tabiatı o çünkü ta işin başında "Çamurumuz karılırken yağan kırk günlük yağmurun otuz dokuzu gam, biri neşeydi." diye takviye ederler manayı.
"Afet-i gamdan aceb dünyada kim azadedir
Herkesin bir derdi var madem ki ademzadedir
Bir humâ-yı zevkî bin sayyâd-ı gam takib eder
Böyle bir mevhûma bilmem halk neden üftadedir"
Dünyada kimse var mıdır ki gam üstüne gelmiş olmasın, onun üzerine gam yağmurları yağmış olmasın.
Adem oğlu değil mi onun bir kere mutlaka derdi vardır dışarıdan belli olmasa da.
Zevk kuşunu bin gam avcısı takib eder.
Halk, insanlar niçin düşkündür böyle bir şeye? Anlayamıyorum, diyor.
"Paha biçilemez hazineler üzerinde yayılan inekler gibiyiz"
demişti mevcut durumumuzu sorduğum bir dostum ve eklemişti,
"geçmişinde büyük olan millet geleceğinde de büyük olur; araya giren kargaşa devirleri ise uzun sürmez."