Koalamundo profil resmi
Koalamundo kapak resmi
"OKU! Yaratan Rabbinin Adıylâ Oku" (96/1)
Hergün biraz daha.YÜKLENİYOR .......:)
Canımmm Ankara
49 okur puanı
20 Mar 2017 tarihinde katıldı.
"OKU! Yaratan Rabbinin Adıylâ Oku" (96/1)
Hergün biraz daha.YÜKLENİYOR .......:)
Canımmm Ankara
49 okur puanı
20 Mar 2017 tarihinde katıldı.
  • Koalamundo tekrar paylaştı.
    Senin bana ne kadar etki ettiğini biliyor musun? Beni gündüzleri düşündüren, gece sabahlara kadar uyutmayan hep sensin !
  • Koalamundo tekrar paylaştı.
    Hüzün verici bir bakışı senelerce anımsar. Bir sözü bir gülüşü yıllarca saklar. Etrafında baş dönmesi verecek şekilde büyük bir hızla geçen bütün anı ve üzüntüleri hemen kaydetmeye çalışır.
  • Koalamundo tekrar paylaştı.
    Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar bizde o gücün de mahvolduğu vakitlerdir ki onun yerine kaim olan acılı bir sükunet en şiddetli acıların hasıl ettiği göz yaşlarından bile daha yakıcıdır.
  • Koalamundo tekrar paylaştı.
    Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı, vücudumuzda kalan son kuvvetin acı bir feryadıdır.
  • 144 syf.
    ·Beğendi·6/10 puan
  • 2021
    1/50
    2%
    1 kitap
    144 sayfa
    7 günde 1 kitap okumalı.
  • 636 syf.
    ·2 günde·Beğendi·10/10 puan
    Bu bir itiraftır!! Kendi adıma şu ana kadar ki buraya yazdığım inceleme, alıntı vs. içinde en önemli olan Kuran ve elimdeki meali hakkında naçizane bir şeyler söyleme, kendimle yüzleşme zamanım şükürler olsun ki geldi. Zamanım diyorum çünkü bu meale başlangıcımı 2018 de kaydetmişim ve bugün yıl 2020. Atalete yenilmelerle neredeyse 2 yıl sarkmış. Aslında bu sarkma 2 yıl demek bile yanlış, doğruyu söylemek gerekirse neredeyse 21 yıl öncesine 9 yaşıma kadar gider. Evimizde herkes gibi bizim de olan, okumam için şahsıma özel verilmiş, hatta içinde babamın bana güzel bir not alarak bıraktığı küçük yeşil kaplı bir Kuran vardı. Sonra hatırlıyorum ilkokulda din öğretmenimin Kuran'ı okuyup bitirene ne güzel bir ''Maşallah'' deyişi öyle ki o an ''ben de bitirmeliyim'' diye heveslenişim... Peki ya sonuç?? Sonuç bugün yaş 30 .Aslında bu hakikaten bir acı meseledir ki bunun neye inandığımızla bile alakası yok. İnsan inancı ne olursa olsun kendini tanıma, çevresini tanıma, bir sürü amaç ve merakla okuduğu kitaplara hayatının bir yerinde inandığı dinlerin kitaplarını da ciddi bir şekilde muhakkak koymalı; hatta ötesinde hepsini bilmeli ve emrolunan sorgulama ve doğruyu bulma amacını hakkını vererek tevhide ulaşma gayesini gerçekleştirmeli. Nihai olarak %90'ımızın evinde olan ama iyi ihtimallerle konuşuyorum belki anca %50'mizin okuduğu kitabımız Kuran-ı Kerim. Kim demişti, ne zaman demişti bunu hatırlamıyorum ama şöyle bir cümle kulaklarımda hep çalınır: ''Sevgilinizden mektup gelse heyecanlanırsınız, hatta açar ara ara sürekli yeniden bakarsınız. Peki, sizi Yaratan'dan size bırakılmış bu önemli, sayılarca mektubu(ayetleri) neden hiç merak edip okumazsınız?'' Bu gerçekten çok vurucu bir hatırlatmadır. Burada seçtiğimiz din islam dahi olmasa inanmayan biri için bile iddia edilen Yaratıcı'nın kitabı ne diyor diye okunmalı, sorgulanmalı, düşünülmelidir. İnsan bu dünyaya var olmanın merakı dışında nasıl dış meraklara salındı oysaki. Nasıl oyalandık, kaybolduk! Kendi hayatımızı, yaşam amacımızı mı önemsemedik; Yaratan'ı mı önemsemeyip(haşa) yüz çevirdik bilemiyorum veyahut insanın içine düştüğü yarım yamalak bilgi ile ''ben biliyorum'' meydan okuma kibrinden mi arınamadık?? Öyle ki çoğumuz müslüman, fikri var ama büyük çoğunluğu okumalarımızdan değil, kulaktan dolma öğrendiklerimizden ve sorgulamadan kabul ettiklerimizden ötede değil maalesef ki. Bu saydığım sınıflar bir eleştiri değil içinde benim de var olduğum üzücü bir değerlendirmedir yalnızca.

    Velhasıl Kuran'ı okumayarak kainatı okumayı da reddedişime rağmen Allah nasip etti ve bir kere tamamen sonuna gelebildim ki bu bir son değil, hayat boyu yolculuk edecek bir rehbere olması gereken yüzlerce okumanın başıdır. Diğer tüm okumalar her seferinde düşüne düşüne, daha iyi anlayarak, uygulamaya gayret ederek okumalar olacaktır inşallah. Tüm bunların yaşanmasında özellikle bu elimdeki mealin inanılmaz büyük bir etkisi var. Tabii ki okumamak bir bahane değil -hele ki araştırabilme sahasının sonsuz olduğu şu çağda kendimizi kandırmayalım- kendi hatamdır ve bunu meallere yüklememek gerekir fakat bir tesadüf sonucu elime gelen bu meal diğer meallerin %90'ında karşılaşmadığım bir niteliktedir -ya da dar bir araştırmanın cahilliği içinde kalmışımdır yanılıyorumdur bu da ihtimal dahilinde olabilir- En azından kendi araştırmalarım arasında iddia edebilirim ki bu kadar temiz bir günümüz türkçesi, ayetler arasındaki bağlamlara yer verme, kıraat farklılıklarını yansıtma, parantez ile tarihsel hatırlatmalar koyma ve dipnotlarla açıklayıcı bilgiler verme nadir mealde var. Elime ilk aldığımdan beri çok memnunum, benim gibi ilk okuyan ve türlü konuda bağlam açısından zayıf halde biri için okunacak ilk meallerden biri olduğunu düşünmekte, hatta ısrar etmekteyim. Bu meal üç hocanın 8 yıl boyunca çalışmasıyla ortaya çıkmış. Kendimin müslüman olmak, bunu taşıyabilmek gayreti dışında hiçbir yere, kişiye, düşünceye inatçı bir bağımlılığı olmadığı ve olmayacağından normalde de hiç tanımadığım, ismini duymadığım veyahut bir yerde izlemediğim bu 3 hocanın kalbimde yeri çok ayrıdır ve bu meal bittikten sonra kendilerine çok duacı oldum. Mutlaka ki kendilerinin de belirttiği gibi kusur ve eksiklikler olabilir. İnananlar için ortak fikir zaten şudur ki mükemmellik, kusursuzluk bir tek Allah'a aittir. Ne var ki bu meali diğerlerinden ayıran farkı okuma şansı eline geçenler anlayacaklardır sanırım. Bunu sadece bir iddia olarak bırakmamak ve burda çok uzatmamak adına zamanında araştırmış ve bir röportajlarını kaydetmiştim. Nasıl bir çalışma yürüttüklerini, neyi hedeflediklerini, ne gözettiklerini görmek, örnekleri de okumak adına yaklaşık 15 dk sürecek röportajlarına bakmak size önemli bir bilgi verecektir, bu adımı atlamamanızı öneririm.

    https://www.turkocaklari.org.tr/...rim-ile-soylesi-3670

    Bilmem buraya kadar kimse okuyacak mı -ki bunu çoğu incelemelerde olduğu gibi kendime not olarak bırakıyorum- ama isterim ki gerçekten bir farkındalık yaratsın ve her şeyi okumaya olan merakımızı kendi kitabımıza da duyalım ve 'ne diyor, bana mesajı nedir?' anlayalım. ''O şu diyor, bu böyle diyor, ben böyle öğrenmiştim''den önce kendimiz düşüne düşüne akletmeye başlamaya ve gelip geçeceğimiz şu ömürde bizim için gönderilmiş mektuplara en azından bakmayı ihmal etmeyelim. Mealin parantezlerle açıklamalı-yorumlu olmasından kastının ne olduğunu bir örnekle göstermek isterim:

    (Nahl Suresi/93): Allah dileseydi şüphesiz hepinizi (tevhid inancına dayalı) tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini
    (dalalet yolunu tercih edeni) dalalette bırakmış, dilediğini (hidayet yolunu tercih edeni) de hidayete erdirmiştir. Sonuçta hepiniz bütün yapıp ettiklerinizden sorguya çekileceksiniz.

    Birçok mealde bu ayeti anladığımızın ve kafamızın karışmasının aksine dileyenin son noktada Allah olduğunu unutmadan Necm/39 u tasdikleyen şekilde insanın çabası, emeği, gayretinin onu hidayete erdireceğini ve biz onu kendi irademizle aramasak, ona bir adım gitmezsek olmayacağını; ancak dileyene ve onu isteyene verileceği Kuran'ın bütünsel bağlamında doğru olanın bu olduğunu hatırlayalım.Yazıma burada son verirken Kuran yani 'Okunan'ı okumak, hidayeti dilemek ve başlangıç olması umuduyla....
  • 636 syf.
    ·2 günde·Beğendi·İnceledi·10/10 puan
  • 264 syf.
    ·6 günde·Beğendi·7/10 puan
    Kuyucaklı Yusuf okuduğum üçüncü Sabahattin Ali eseri.
    Sabahattin Ali'nin Aydın'da cezaevinde yatarken tanıştığı Yusuf'un yaşadıklarından yola çıkılarak kaleme almış olduğu bilgisini öğrendim bu eserde buram buram bir dram tütüyor. İlginç bir şekilde bu kitabı bitirdikten sonra fark ediyorum ki Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan ve Kuyucaklı Yusuf'ta karakterlerin bence yapması gerekenlere geç kalan iç çekişmeleri her seferinde şu duygu ile ayrılmama sebep oluyor: ''Hayır! Başka bir yolu olmalıydı neden şimdi bunu yapmadın?'' Sanki her seferinde öğrenilmiş bir çaresizlik gördüğümü hissediyorum. Söylemem gerekir ki bundan sonrası minik bir sürpriz bozan(spoiler) içericektir ona göre devam ediniz okumaya efenim. Kitap son derece akıcı ve okurken süregelen merak sizi kitaptan ayıramıyor. Karakterler, mekanlar öyle güzel bir şekilde tasvir ediliyor ki betimlemenin amacı olan zihinde hayal kurma tam manasıyla sağlanıyor. Bu kitapta bir köy çocuğu olan Yusuf'un anne babasının eşkıyalarca katledilmesinden sonra vakayı incelemeye gelen kaymakamın onu evlat edinmesi ile roman şekilleniyor. İkinci ve ana mekan olan Edremit'i yazar -kendinin de bir zaman yaşadığı yer olduğu için sanırım- çok güzel tasvir ediyor. 1930'lar Anadolu'sunun toplumsal vaziyetini anlatması açısından çok önemli bir eser olan Kuyucaklı Yusuf'ta güçlü zayıfı ezer mantığının o zaman içinde katiyen değişmediğini görmek ne acı. Yusuf kendini bulamayan, bu dünyada bir güce sahip olduğundan emin ama bunu nereye işlesin ki demiri ışıldasın çözemeyen, kısmen Muazzez'i ile yarımı tamamlanmış bir delikanlı. En başta da dediğim gibi Sabahattin Ali'nin dilini çok sevmeme rağmen eserlerinden karakterlerin imkan varken yapacaklarını yapmamasının ağır basması beni hep hüzne boğuyor. Öyle ki kitap da bir yerinde okuyanlar anlayacaktır kendisi de şöyle bir ifade geçiriyor yazar: ''Sanki yarım kalmış bir işin tamamlanması lazımdı ve günün birinde Kübra herhangi bir yerde bu işi tamamlamak için karşısına çıkacaktı.'' Zamanında kaymakam ve kendisinin ortaya kati süretle çıkması gereken bir ahlaksızlık konusunda geri durması, sessizliği tercihi ve Yusuf'un sürekli içinde bir sıkıntı duyması, yaşanacak kötü bir gidişata romanın evrilmesi belki de bunu hissettirmek içindi. Gidişatı doğruya çevirmeden, bozuk yapıya çomak sokmadan biz de bu taşa takılacağız düşüncesi ile bir mesajdı inceden kimbilir! Kitap aşk romanı gibi algılansa da aşk; toplum, savaş, ekonomi, aile bağları, yanlış evlilikler, makamların kaymağını yiyenler, arkadaşlıklar gibi birçok konuyu bağrında taşımış demek mümkün.
    Bu kitap ile beraber özellikle belirteceğim bir konu da kitabın bendeki yayınevi olan: Koridor. Bir tesadüf eseri fiyatına hayret edip, sonra dışının da güzelliğine vurularak 'Namık Kemal- İntibah' alarak başlayan ve sonra çevirideki hassasiyet, notlar ile kalbimi çalarak tanıştığım yayınevinden kitaplar alma maceram memnuniyetle sürüyor. Elimdeki kitaplar 2020 baskıları ve yayına hazırlayanların özeni, bazıları beni farklı bir dil çevirisi olmamasına sadece diliçi çeviriler olmasına rağmen çok etkiledi. Birçok kelimenin kaybolduğu, ifadelerin artık günümüzde kullanılmadığı malum bunlar da dipnotta verilerek okuma zevkime ayrı bir tat kattı ve 1000k ailesine şiddetle Koridor'un bez ciltli çıkarılan eserlerini incelemelerini tavsiye etmekten kendimi alamadım. Sabahattin Ali'nin dilinden kalbimize geçirilen başarılı, samimi akış okuyan kimsenin bu kitaptan ''sevmedim'' diye ayrılmasına mani vermeyecek tahminimce. Dilerim gerçek hayattaki Yusuf yürüdüğü yeni yolda kendini bulabilmiş ve daha mutlu olmuştur.İyi okumalar diliyorum herkese
"OKU! Yaratan Rabbinin Adıylâ Oku" (96/1)
Hergün biraz daha.YÜKLENİYOR .......:)
Canımmm Ankara
49 okur puanı
20 Mar 2017 tarihinde katıldı.
2021
1/50
2%
1 kitap
144 sayfa
7 günde 1 kitap okumalı.

Okuduğu kitaplar 71 kitap

  • Sergüzeşt
  • Kuyucaklı Yusuf
  • Senin Suçun Değil
  • İntibah
  • Bir İdam Mahkumunun Son Günü
  • Şu Acayip İnsan Vücudu
  • Eylül
  • Yabancı
  • Masal Masal İçinde
  • Fabrika Ayarı

Okuyacağı kitaplar 99 kitap

  • Nişanlıya Mektuplar 1820-1822
  • Notre Dame'ın Kamburu
  • Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya
  • Martin Eden
  • İrade Terbiyesi
  • Ya Tahammül Ya Sefer
  • Hayata Dair
  • Mai ve Siyah
  • Kitapları Nasıl Okumalı
  • Dijital Minimalizm

Kütüphanesindekiler 67 kitap

  • Sergüzeşt
  • Kuyucaklı Yusuf
  • Senin Suçun Değil
  • İntibah
  • Bir İdam Mahkumunun Son Günü
  • Şu Acayip İnsan Vücudu
  • Eylül
  • Yabancı
  • Masal Masal İçinde
  • Fabrika Ayarı

Beğendiği kitaplar 71 kitap

  • Sergüzeşt
  • Kuyucaklı Yusuf
  • Senin Suçun Değil
  • İntibah
  • Bir İdam Mahkumunun Son Günü
  • Şu Acayip İnsan Vücudu
  • Eylül
  • Yabancı
  • Masal Masal İçinde
  • Fabrika Ayarı

Beğendiği yazarlar 9 kitap

  • Tülay Kök
  • Cahit Zarifoğlu
  • Tarık Uslu (Özkan Öze)
  • Makas Dergisi
  • Kitabın Ortası Dergisi
  • Ömer Seyfettin
  • Stefan Zweig
  • İsa Yılmaz
  • Cemil Meriç