Önceden, Tanrı’nın insana hayatı yaşaması için arzular verdiğini biliyordum; şimdi anladım ki gerçek bunların çok ötesindeymiş. Anladım ki Tanrı insanların birbirinden ayrı ayrı değil, tek vücut halinde yaşamalarını istediğinden, her insana sadece kendi ihtiyaçlarını değil, insanlar için gerekli olan şeyleri de ilham ediyor.
Sizinle birlikte yaşamaya başlayalı bir sene olmuştu. Şekli bozulmadan ve dikişleri açılmadan bir yıl giyilecek çizme ısmarlayan o beyefendi geldi.
Ona baktığım anda omuzlarının arkasında ölüm meleği arkadaşımı gördüm. Benden başka kimse görmedi onu ve ben akşam olmadan ölüm meleği arkadaşımın, o zengin adamın ruhunu alacağını biliyordum. Kendi kendime düşündüm: “Adam bir yıllık hazırlık yapıyor ama akşamdan önce öleceğini bilmiyor.” İşte o an Tanrı’nın ikinci sözünü hatırladım:”İnsana ne verilmemiştir, öğren.” O an insana verilmeyen şeyi öğrendim. İnsana kendi ihtiyaçlarının bilgisi verilmemişti.