Yanlış anlaşılmaktan mı korkuyorum yoksa daha kötüsü
Varlığımı anlatamamaktan mı bilmiyorum
İnsan kaç kere delirir aklı başındayken
Ve sınırları aştıktan sonra dağıtacak bir şey bulamazken
Kaç kere yok olur bu beden
Aynı çıkmazın içinde defalarca savrulurken
Ben duygularımın
Adını bile bilmiyorum ama
Kapladığı yeri sana tarif edebilirim
Böylelikle hislerimin ne kadar kuvvetli olduğunu
Buna istinaden kelimelerin ne kadar zavallı kaldığını
İkisinin arasında savrulurken düşüp durduğumu
Neden sessizce uzaklara dalıp gittiğimi
Kuşları seyretmenin anlam ve önemini
İfade etmekle kalmaz
Sana kocaman bir dünyanın
İçinde yaşayan küçücük bir çocukla da tanıştırabilirim.
Biliyor musun
Ben seni görür görmez,
Kırk yıl sonraki halimizi düşledim
Kar beyazı saçlarımız vardı, ihtiyarlamıştık
Ufak tefek huysuzluklar vardı çabuk unuturduk
Uzunca konuşmazdık senle ama birbirimizi anlardık
Kabul ediyorum, bazen zor günler geçirdik ama
Aradan kırk yıl geçse bile tanıştığımız günü hala hatırlardık.
Biliyor musun
Ben seni görür görmez,
Kırk yıl sonraki halimizi düşledim
Sonra da kendime şöyle dedim,
Senleri benleri bıraksak da
Biz olsak ya şu dünyada
İçimde ümit var sevgilim
Yarınlar güzel olmak zorunda.
Ya seni gördüğümde çıkmazsa kelimeler
Elim ayağım titrer de kızarırsa yanaklarım
Kekelersem, söyleyemezsem, kalırsa içimde
İnanıyorum ki o zaman susarak da anlaşabiliriz.