Kitabı bitirip kenarı koyduktan sonra üzerime ciddi biz hüzün çöktü. Gayet hızlı bir şekilde okudum, başarılı kurgulanmış bir eserdi. Olayların sunuşu hakkatten bir tablo gibiydi.
Paylaşılamayan bir çocuk, özgürlüğün önünde engel bir çok bağ ve nefret-sevgi karşılaşmalarının yaşandığı bir malikanenin resmedilişini okudum. Bir sanatçının dünyasına misafir olmak ayrıca güzeldi.
Yalnız çevirmenin "çokluk", "hanidir" gibi zarfları gereksizce zorlaması bence güzel bir pirinç pilavının içinden çıkan küçük taşlar gibi olmuş. Mezarlık için "gömütlük" demesine diyecek kelime bulamıyorum malesef.